Menü Kapat

Kategori: demo (sayfa 1 / 2)

Ulaş Celep – Fading Reality

Ankara 100.Yıl’da aslında gitara yıllarını vermiş fakat pek duyulmamış bir arkadaş Ulaş. Tüm bu kayıtlar ve albüm tek kişilik bir çalışmanın ürünü. John Frusciante’yle yürümüş loop pedalı kullanımı furyasının yerli bir kanadı aslında. Barındırdığı “aksak”lıkları yüzünden bir nevi tek kişilik Nekropsi yakıştırması da yapılabilir. Neredeyse tüm parçaların altında bir sebep ve parçalar sayesinde de anlatılan bir hikaye var. Bazılarında bir western havası varken kimi de dümdüz prog. rock diyebiliriz. İlk dinlediğimde kendileri gibi beni de loop’a sokmayı başarmışlardı. Özellikle HepatitX, Ali İsyanın Kendisi ve Son Mor Ayı’ya dikkat. Severseniz bilin ki asıl planı bunlara çok sağlam bir jazz davulu ve bas eklemek, o da yakında.

Ulaş Celep – soundcloud

download . Fading Reality – 2015

dischord records

bağımsız plak şirketi denilince kesinlikle ilk akla gelmesi gereken oluşumlardan olan dischord records, fugazi’nin has adamlarından ian mackaye ve jeff nelson tarafından sahiplenilmiş. genelde bir şekilde punk ile temas halinde olan gruplara yer veriyorlar ve 80’lerden beri faliyetteler. her ne kadar eski hızlarını kaybetmiş olsalar da sırf tarihleri bile sıklıkla takdiri hak ediyorlar. son dönemde de duruşlarını sanal aleme yansıtıp spotify anlaşması yerine d.i.y. müzisyenlere el uzatan bandcamp üzerinden ilerlemişler ve 100’e yakın albümü erişime sunmuşlar. size de göz atmadan geçmemek kalmış. bağımsız müziği ve müzisyenleri koşulsuz şartsız destekleyen bütün güzel insanlara selam olsun!

kimler var; minor threat, fugazi, dag nasty, egg hunt, government issue, void, nation of ulysses

Dischord Records – Bandcamp

DAK – Ferrokrom

DAK, uzun adıyla Deri Altı Kanalları, 90’lı yıllarda ve 2000’lerin başlarında faaliyet göstermiş Ankaralı bir deneysel müzik grubu. Grubun yaptığı kayıtlar o dönemlerde demo cd’lerini ve kasetlerini edinen dinleyiciler dışında pek bir kimse tarafından duyulmamış olsa da, hem müzikal hem de tarihsel olarak hususiyet arz ettiğinden müzikseverlere ve arşivcilere tekrar servis edilmeleri zorunlu hale gelmişti. “Ferrokrom” isimli toplama bu ihtiyacı karşılamak için hazırlandı.

Deri Altı Kanalları’nın hikayesi şöyle: Grup 90’lı yılların başlarında kuruluyor. Kurulduktan kısa süre sonra makara çalarlara kafayı takan grup, uzun yıllar hiç müzik yapmadan sadece bu makineleri kurcaladıkları bir döneme giriyor. Bu dönemde bit pazarından topladıkları makaralara radyodan müzik kaydetme denemeleri de yapan grubun TRT 3’ten kaydettikleri ve tarzlarını etkileyen müziklere örnek olarak Bauhaus, Einstürzende Neubauten, Stockhausen, Can, Kraftwerk, Kafkas ağıtları, The Fall, Joy Division, Velvet Underground, The Stooges ve David Bowie sayılabilir. 1999 yılının kış mevsiminde, ev ortamında yoğun bir doğaçlama kayıt seansına girişiyorlar. Dört tanesi mikser ve eko yapıcı işlevi görecek şekilde, biri de kayıt aleti olarak beş adet makara çalar kullanarak yüzden fazla şarkı kaydediyorlar. Bu seanslarda ortaya çıkan materyalin bir kısmı demo cd’lerde toplanıp az miktarda çoğaltılırken, bir kısmı ise halen grup elemanlarınca bile açılıp dinlenmemiş makaralarda muhafaza edilmiş vaziyette. Çoğunluğu doğaçlama olarak kaydedilen şarkıların tınıları farklı makara çalarların özelliklerinden, ham ve minimalist niteliği de yine kısmen bu hantal kayıt teknolojisinin getirdiği sınırlılıklardan kaynaklanıyor. Bu şarkılardan birkaç tanesi daha sonra vokalli olarak tekrar kaydediliyor ve kısa filmlerde kullanılıyor.

Ankara’da herhangi bir deneysel müzik ortamının olmadığı bir dönemde bu tarz çalışmalar ortaya koyan, müzik müessesesinin tanımlanmış sınırları içinde de hareket etmek istemeyen DAK, aktif olduğu dönemde sadece bir konser veriyor ve grup elemanları daha sonra farklı müzikal projelere yöneliyorlar.

Önünüzdeki ekranda gördüğünüz bu toplama albüm 1999-2002 döneminden örnekler içermektedir. Grup elemanları Ceyhun Dora ve Alper Tunga Demirel’in katkılarıyla Işık Sarıhan tarafından derlenmiş ve 2016 yılında Inverted Spectrum Records tarafından dijital ortamda yayınlanmıştır. Yayınlanmasındaki amaç, bu müziğin ulaşması gereken insanlara ulaşmasına, ve bir çok yönüyle nevi şahsına münhasır olan bu yapıtların geleceğe aktarılabilmesine bir nebze olsun katkıda bulunmaktır.

DAK:
Oral Közleme: Piano, Farfisa organ, Casio mini organ, mandolin, flute.
Alper Tunga Demirel: Electric and acoustic bass, percussion
Erdal Közleme: († 2014) Ney, percussion
Ceyhun Dora: Guitar, vocals

Cover image: Işık Sarıhan
Recorded by DAK, 1999-2002 – Ankara.
Compiled by Işık Sarıhan, 2016.

[The music produced by DAK is collected in albums by Ceyhun Dora; Tontana (1993), Bıkmaz Usanmazlar (1993), İzzi Mizzi (1999), Zerzemel (1999), Dolama (1999), Başkaca (1999), Herkes Dışarı (1999), Zaala (2000), İkili (2000), Şeybey (2000), Dak akoustik (1992-02.) ]

DAK contact:
ceyhunk at mynet dot com
alpertungademirel at gmail dot com

reptilians from andromeda

ülke sınırları içerisinde üretim yok diye sağa-sola şikayet eden ya da sürekli eski üretimleri anmaya yönelen bir kitle var. oldukça kalabalık da bir kitle. bu kitlenin bir diğer özelliği de yapılan üretimleri görmezden gelmesi ya da yeterince desteklememesi. bir özeleştiri yapacak olur isek bu alanda bizim de geri kaldığımız söylenebilir.

neyse, konumuza geri döndüğümüzde karşımızda yeni bir grup bulunuyor – “reptilians from andromeda”. ülke içerisinde kullanılan dil ile andromeda sürüngenleri. kim bu sürüngenler, rashit’ten bildiğimiz, pek sevdiğimiz tolga özbey, devlet nezdinde eşi aybike çelik özbey ve johnny the tramp adlı davul makineleri (son aldığımız haberlere göre tramp’in bir gerginlik sonrası saha kenarına alındığı ve taylan turan’ın oyuna girdiğini de duyuralım). yani bir aile üretimi. yani aynı evden çıkmış bir ürün. yani müziği en hakiki hali. ille de sınıflandır diye ısrar ederseniz lo-fi deriz, punk deriz, grunge deriz, post-punk, goth-punk deriz ama her şeyden öte dinleyin deriz. çiğ müziğin üzerine, soft denilebilecek vokaller enteresan bir uyum ile kendisini gayette dinletiyor.

grubun yakın zamanda amerika’da 4 Ep’sinin yayınlandığını. mayıs ayında yine amerika’da ilk albümlerinin yayınlanacağını belirtmeden geçmeyelim. sizin linklere doğru uğurlarken takip mesafenizi korumanız gerektiğini hatırlatmak isteriz.

reptilians from andromeda – soundcloud

 

robonima – robotape 1.0

Sizlere “ses” emanet etmeye, kendi dünyamızı “ses” yoluyla anlatmaya devam ediyoruz.

son dönemde etrafta gördüğümüz kolektif işlerin sayısı çoğaldı. toplum olarak saçma sapan günler geçirdiğimiz bir dönemde gülümsemek için yeterli sebebi veren bu çalışmalara ise saygımız sonsuz. bunun son örneğini ise kendilerini sanatçı kolektifi olarak konumlandıran robonima yapmış ve kendilerinin ilk ortak ürünü olan “robotape 1.0″ı paylaşmış.

robonima tarihine baktığımızda 2015 yılında gramafonia (önder kılınç)’ın girişimlerini görüyoruz. başarılı sonuçlanan bir girişim ki sanat dalı gözetmeksizin 30’u aşkın yerli sanatçlıyla omuz omuza durmuşlar. katılım gösteremediğimiz 22 Aralık 2015 COOP lansmanın da kuvvetle muhtemel pek eğlenmişlerdir ki devam etsinler. unutmadan albümün kapak tasarımını büşra üzgün mastering’ini utku tavil üstlenmiş, listede ise pek çok tanıdık isim mevcut; 2/5BZ, siyasiyabend omuz verenlerden Murat Mrt Seçkin, kargamecmua, hakan tamer, deniz pınar gibi gibi…

albüme erişim noktasında ise an itibariyle soundcloud yardımınıza koşuyor. yakında bandcamp hesabından da satışa sunacaklarmış. neyleyim dijitali diyenler ilk baskının kalan kopyalarına kadıköy – vintage records’dan ulaşabilir. siz aşağıdan dinleyerek ve facebook sayfasından takip ederek yola koyulun. ellere sağlık!

robonima  . facebook

Gayri Resmi Musiki

Geçtiğimiz aylarda albümlerini internetten ilk dinlediğimde beni oldukça etkilemişti Kifayetsiz Muhterisler. Ankara 100. Yıl’da bir gece oturup kolektif ve keyfi bi’ çalışmaya soyunmuşlar ve 4 parçalık “Anlatacaklarımız Vardı” adlı mini albüm çıkmış ortaya. Albümdeki parçalarda gitarlar, doğu-batı-kuzey-güney demeden dolaşıyor  her yeri. Albüme hakim genel bir hava söz konusu diyebilir miyiz emin değilim ancak albümdeki gitarlar ve dijital sesler arasında son derece büyük bir zıtlık var. Gitarlar gayet yeryüzüne ait- kimi zaman Erkan Oğur’u da çağrıştırmadı değil bana- ancak dijital seslerin(monotron), gitarlara zıt bi yol izlemesi benim gözümde albümün en güzel ve en deneysel yanı. Biri dünyada dolaştırırken diğeri dünya dışında gezintiye çıkarıyor, bu şekilde ikisinin arasında bir konumda dinlettiriyor kendini albüm.Şarkılar genelde pek birbirinden ayırt edilebilir değil, tek oturuşta kayıt tuşuna basılıp çalınmış. Albümdeki şarkı sıralaması şu şekilde:

  • Kuzey Kore’de Hayat
  • Rosetta
  • Istırap
  • Final

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.