Menü Kapat

Kategori: boyalı basın (sayfa 1 / 9)

cinnet vatan

Bakan Naci Ağbal, şunları söyledi: “Biz biliyorsunuz bu düzenlemeyi yasayla yapıyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim MTV her sene artıyor. Enflasyon ne kadarsa otomatik olarak zaten artıyor. Eğer biz herhangi bir yasal düzenleme yapmasaydık MTV yüzde 15 oranında 2018 yılında artacaktı.

Örneğin bu sene 500 TL MTV ödemiş bir vatandaşımız, aslında bu da iki taksitte ödeniyor, 250 250 ödeniyor, gelecek sene hiçbir müdahale yapmamış olsaydık bile 575 lira olacaktı.

Dolayısıyla yaklaşık olarak 2 takside bölecek olursak yine yaklaşık 32,5 lira filan fazla ödeyecekti 2 taksitle. Şimdi biz ne yaptık burada bir yasal düzenleme yaptık ve yeni bir tarife ürettik.

Dedik ki kanuni tarife budur. Burada da doğru bir oran ifade ediyorum. Bu oranı ifade etmem lazım. Vatandaşa yanlış bilgi verecek halim yok.

Diyoruz ki MTV’de yeni bir tarife ürettik. Bu tarifeye göre rakamlar bunlardır.

O rakamlarla önceki rakamları kıyasladığımızda bir artış oranı çıkıyor. Bu sene 500 lira ödedi gelecek sene 575 lira ödeyecekti, şimdi vatandaşımıza diyoruz ki 700 lira öde…

gündeme bütün uzak kalma çabalarımıza karşılık bazen dayanamıyor ve cinnet vatan haberlerine dönmek zorunda kalıyoruz. üstteki açıklama “bakan” olan insanın birebir sözleri. geçmişte yayın yapan “olacak o kadar” ekibine uzansak muhtemelen böyle bir monolog fazla çiğ geleceği için uzak dururlardı. günümüzde resmi açıklama oluyor. milyonlarca insanı negatif etkileyen bir değişikliği böyle açıklamak sanırım kendisinin dışında kimsenin aklına gelmezdi. 1 gün önce %9.5 olacağı beklendiği söylenen enflasyonun %15 olduğunun itirafı mı dersiniz, 75/2 nasıl 32.5 lira edere mi odaklanırsınız bilmem ama birinin cebinizden paranızı alırken böyle bir açıklama yapmasını sindirebilen bir halka sahip olmak sanırım kendilerini şanslı hissettiriyordur.

1453 kamyon

İstanbul’un fethinin 564’üncü yıl dönümünde, İstanbul Yeni Havalimanı ve çalışanları 1453 kamyonla İstanbul’u selamladı. Toplamda 1453 kamyonun katıldığı kortej, İstanbul Yeni Havalimanı’ndaki 1 numaralı pistte gerçekleşti. Devasa bir alanı kaplayan ve toplamda 3 bine yakın kişinin görev aldığı kamyonların geçidi 1 saat 47 dakika, hazırlıkları ise tam 7 saat sürdü. 3 bin 22 adet son teknoloji aracın yer aldığı makine ekipman parkına sahip İstanbul Yeni Havalimanı’nda geçit töreni için 2.200 adet kamyon makine parkında hazır olarak bekletildi.

öncelikle distopyalara benzer yolumuz dedik, sonra hoşgeldin 1984 ile devam ettik. ardından bütün distopyaları birleştirerek ancak hayal edilebilecek olaylar yaşadık ve üstte kendisine yer ayırdığımız örnek için söyleyebileceğimiz söz yok. “post-truth” dünyasında dadacıların, sürrealistlerin kıskandığı bir örnek. bizim gerçekliğimiz.

distraction

distraction kelimesinin türkçe karşılıkları bana yeterli değil gibi geliyor. “dikkatin dağılması” en yakını olmak ile birlikte “oyalama” bence anlatılmak istenileni ifade edemiyor. fakat bu problemi dil bilimcilere bırakıyorum zira konumuz bu değil.

ülkenin gündemi mağlum, son 3-4 yıldır genelde olumsuz haberler gündemi meşgul etmekteyken son 1 yıldır ise olumlu diyebileceğimiz gündem oluşturan konular bir elin parmaklarını geçmiyor. havuz medyasının buradaki rolünü tartışmaya gerek yok, sosyal medyada ise aktrollerin yarattığı suni gündemlerin, yalan haberlerin varlığını ise herkes benimsemiş vaziyette. bu noktada benim gördüğüm temel sorun ise bunlara verilen yanıtlar ve ülke gündeminin kısır döngü içerisinde karanlık çukurlarda yuvarlanması. sıklıkla “akit” denilen saçmalığın haberleri paylaşılıyor. erdem şener gibi karakter ülke gündemini meşgul edebiliyor. orwell’in hayal gücüne meydan okuyan ve neredeyse 7/24 ekranlarda olan malum partili siyasilerin saçmalamaları tartışılmaya devam ediyor. detayları ve diğer örneklere muhtemelen benden daha çok hakimsinizdir.

bu konu sadece bu talihsiz coğrafyaya da özel değil bu arada. çin gibi bir örnek var mesela yanımızda. harvard araştırmacılarının yayınladıkları bir makaleye göre çin hükümeti yılda 448 milyon ısmarlama haber ve yorum salıyor sosyal medya kanallarına. bizde de izlenilen model bilinçli ya da bilinçsiz çin modeli. hükümete potansiyel ve kitlesel tepki oluşturabilecek bütün olaylarda bu ekip devreye girip insanların zamanlarını ve mental enerjilerini tüketip organize olabilme isteklerini öldürüyor. devamlı bir hayal kırıklığı ve bıkkınlık yaratıyor. ardından bu ülkeden gitme çağrıları sosyal medya hesaplarında yayılmaya devam ediyor ve hikayaye kaldığımız yerden devam edip sokağa çıktığımızda neşeli 1-2 insan gördüğümüzde şaşırıyor hale geliyoruz.

bu problemin çözümsüz olduğuna ya da bu durumun değiştirilemeyeceğine inanmıyorum. aldırmamak gibi bir eylememiz var elimizde ya da görmemezlikten gelmek. bu durum kayıtsızlık ya da yapılanlara sessiz kalmak değil kesinlikle. aksine ulaşmak istediklerine karşı en etkili eylem olabilir. dolayısıyla filtrelerinizi açık tutun, gerçek olan haberlere odaklanın ve saçmalıklara yanıt vermek için enerjinizi harcamayın. siyasetin saçmalıklarının hayatınızın içerisinde bu kadar ciddi bir yer edinmesine izin vermeyin. kendi gündeminizi yaratın, zira kötülük ve karanlık kendi dahil her şeyi yutarak yok etme eğilimindeyken. cesaretin ve bütün güzel şeylerin bulaşıcı etkisi vardır. ve bu hafta sonu biraz daha sanata, müziğe, kitaplara, doğaya, çevrenize ve sevdiklerinize vakit ayırın. dinlenmeyi de ihmal etmeyin.

kurtulmak ve arınmak için belki de bilmemiz gereken tek şey yaşıyor olduğumuzun farkına varmak.

hükümet sözcüsüne sorular

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Suikastlar, canlı bombalar devam edebilir. Arkasındaki güçlerle Türkiye’nin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini engellemek istiyorlar” dedi. Kurtulmuş, “Her türlü tedbirlerimizi alıyoruz, referandumda evet oyundan sonra bu terör örgütlerinin hiçbir sesi çıkmayacak hale gelirler. Çok titiz çalışmalar yürütülüyor. Bu terör örgütlerinin referandumdan sonra sesleri solukları iyice kısılacaktır” diye konuştu.

bütün bu gündemden uzak duralım çabalarımıza rağmen, üstte yer alan alıntı gibi yapılan inanılmaz açıklamalar sormak istediğimiz belirli sorular oluşuyor. malum anayasa değişikliğine evet söylemi kapsamında yapılan propagandaya göre; terör bitecek, istikrar sağlanacak ve ekonomi düzelip her şey normale dönecek. peki;

  • An itibariyle hatta son 15 yıldır yasama-yürütme-yargı AKP’nin elinde değil mi?
  • Bütün kamu kurumlarında AKP’nin atadığı yöneticiler bulunmuyor mu?
  • AKP’nin elinde ekonomiyi düzeltme imkanı var ise neden şimdi bunu yapmıyor?
  • AKP’nin terörü bitirme gücü var ise neden şimdi bitirmiyor?
  • Başkanlık gelince devlet yönetimi açısından ne değişecek? Şu an yapılamayan ama sonrasında yapılabilecek olan şey nedir?
  • Terör örgütleri başkanlık sisteminin mi gelmesini istiyor? O yüzden mi sesleri solukları kısılacak?
  • Tek adam (mağlum adam) geldiğinde problemler çözülecekse, bütün problemlerin kaynağı mevcut başbakan değil mi?
  • 2019’da uygulamaya geçecek bir sistem için değişikliğin aceleye getirilerek 3 ay içerisinde yapılmaya çalışılmasının sebebi ne?

Aktroller dahil, kendilerinin savunucuları bu sorulara ya da seçtikleri herhangi birine cevap verebilir mi? Zira dadaistler bile bu kadar çarpıcı olamamıştı.

şaibeli yurdum, cinnet vatanım (güncel)

Akdağmadeni Askerlik Şubesi önünde dün saat 23.00 sıralarında iki kişi kavga etti. Kavgayı ayırmak isteyen asker ve polislere hakaret eden ve alkollü oldukları öne sürülen iki kişi, ifadeleri alınmak üzere Akdağmadeni İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Ancak olay, sosyal medyada ‘PKK terör örgütü sempatizanları askere küfrederek PKK bayrağı açtı’ diye yayıldı. Bunun üzerine vatandaşlar İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne toplanıp, bir süre bekledi. Kalabalığın artması üzerine Çevik Kuvvet’ten takviye istendi. Kalabalık, PKK’lı olduklarını düşündükleri 2 kişinin kendilerine verilmesini istedi.

Daha sonra İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına girmek isteyen yaklaşık 100 kişilik kalabalığı polis, biber gazı sıkarak durdurdu.. Dağılan grup, bir süre sonra tekrar bir araya gelip emniyet binasına girmek istedi. Çevik Kuvvet ve jandarma ekipleri kalabalığı dağıtmak için tekrar biber gazı kullandı. Kalabalıktan Emniyet Müdürlüğü binasına pet şişe ve taş atılmaya başladı. Binanın bir camı kırılırken, ilçeye Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, İl Garnizon Komutanı Albay Selçuk Yıldırım ve İl Emniyet Müdürü Saim Akpınar geldi. Kalabalık saat 01.00 sıralarında dağıldı.

üzerine sayfalarca analiz yapılabiliriz fakat kanımca ülkenin çoğunluğunun özeti zaytung haberi olmayan bu haber ve üzerinden herhangi bir oynama olmayan görsel.

bizim şaibeli yurdumuz, cinnet vatanımız.

öcü gibi korkuyorlar mao zedong yoldaşımdan

Balıkesir Ülkü Ocakları ve Kamu -Sen’e bağlı memur sendikaları üyeleri, Uygur Türklerine yapılan uygulamaları, Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda gerçekleştirdikleri eylemle protesto etti. Grup, Mao Zedong’un maketini astı, vatandaşları Çin mallarını boykota çağırdı. Gençler, ellerinde Türk ve Doğu Türkistan bayraklarıyla, tekbir getirerek Ali Hikmet Paşa Meydanı’na yürüdü. Burada toplanan gurup, ‘Kahrolsun Kızıl Çin’, ‘Türkistan’a özgürlük’, ‘Ya Turan ya ölüm, başka yolu yok’, ‘Kanımız aksa da zafer İslamın’ sloganları attı. Gençler, Çin Komünist Partisi ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong’un maketini meydanda kurulan sehpada astı. Balıkesir Ülkü Ocakları Başkanı Kürşat Can Ateş, Doğu Türkistan’ın kan ağladığını belirterek, “Kızıl komünist Çin’in insanlık dışı muamelelerine maruz kalan soydaşlarımız acı çekerken, hür dünya her zamanki gibi üç maymunu oynamaktadır” dedi.

ozan rençber’in şarkısını bugünleri düşünerek hazırladığını bilseydik belki tepkimiz bu çok olmaz. kendisi öcü gibi korkuyorlar mao zedong yoldaşımdan derken haklıymış. hatta balıkesir halkı üşenmemiş kendisi için mao zedong’u öcü gibi yapmış.

en son taksimde çin restoranı basıp türkistanlı çocuğu çinli zannedip döven kitle, koreli turistlere saldırdıktan sonra yaptığı bu hamlesi ile en yaratıcı modern sanatçıları bile geride bırakan gerçekliğe sahip olmaya devam ediyor. ülkemizde sırada ne olabiliri sizin tahminlerinize bırakıyoruz.

ayrıca muhtemelen eylemlerini yaparken kullandıkları ürünlerin %70-80’inin çinden geldiği gerçeğinin yanında çin mallarını boykota çağırmalarına da ayrı kalp yapıyor, üstüne layk diyoruz.

şaibeli yurdum, cinnet vatanım.

etilen sosyete . 2003 - 2018 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.