Arıza İmajı Olarak Sinema

Bugün gerçekten Rus sanatçıları hep bir arıza imajı kotarıyorlar –bir performans mı düzenlediniz, mutlaka bir kaza çıkacaktır… ama kaza ve arıza hayata en az düzenli işleyen rasyonel bir düzenek kadar dahil olmak zorunda değil mi? O halde, bir Batılının hemen girişeceği –çoğu zaman da aslında beyhude olmayan–o “tedbir alma” çabasını bir kenara bırakın… Bırakın arıza

çıldırma hakkı

artık yeni binyıl doğuyor. konuyu fazla ciddiye almaya gerek yok. sonuçta, hıristiyanların 2001 yılı, müslümanlarda 1379, mayalarda 5114 ve yahudilerde 5762 yılına tekabül ediyor. yeni binyıl, günlerden bir gün yeni yılın ilkbaharın başlangıcında kutlanması geleneğini bozmaya karar veren roma imparatorluğu senatörlerinin kaprisi yüzünden 1 ocak günü doğuyor. hıristiyan çağının yıl hesabı ise bir başka kapris

sermaye

kavramları imgelerle tamamlamak için sermayeyi tasvir edebiliriz: geçmekte olan maddeyi yakalayan bir bakteri zinciri, bölünerek besleniyor, bölünerek çoğalıyor. yanlış bir imge: çünkü bakteriler durağan olanı özümseyerek canlı olanı üretir. öte yandan sermaye ise büyüyerek boşluğu yaratır: kendi etrafında ne varsa dünya ölçeğinde öldürür. hem genel planda hem de ayrıntıda. sermaya inşa etmez. üretir. yükseltmez; çoğalır.

cennet

iyi davranırsak vaat belli: hepimiz aynı şeyleri göreceğiz, aynı sesleri duyacağız, aynı elbiseleri giyeceğiz, aynı hamburgerleri yiyeceğiz; aynı çöplüğü soluduğumuz, aynı makinelerin emirlerine uyduğumuz, aynı sofulukta otomobillerimize hizmet ettiğimiz -ayakları, bacakları, kanatları ya da kökleri olmayanlar için harika olacak- bir dünyanın birbirine eş şehirlerinin birbirine eş mahallelerindeki birbirine eş evlerde aynı yalnızlıkta yalnız kalacağız. –

dil

evrensel dil olan iş dünyasının dili eski kelimelere yeni anlamlar bahşediyor. işte insan iletişimi ve shakespeare ingilizcesi böyle zenginleşiyor. opsiyonlar –options-, artık seçme özgürlüğünü değil satın alma hakkını tanımlıyor; gelecek zaman –futures-, bir gizem olmaktan çıktı, artık kontratlara dönüşmek için var. pazarlar –markets– keşmekeşli meydanlar değil artık, bilgisayar ekranları. salon –lobby– dostları beklemek için değil,

know your rights

Spinoza’nın altını çizdiği gibi “olumsuz tarafından kemirilen bir dünyada, insanın öldürücü iştahını, iyilik ve kötülüğün, adalet ve adaletsizliğin kurallarını” sorgulayan, “olumsuz bütün hortlakları” ifşa etmekten, hayata ve hayatın gücüne inanmaktan vazgeçmeyenler olduğu sürece iyi uyanacaktık. Haklarınızı Bilin Bu gitarla yapılan kamu yararına bir bildiridir haklarınızı bilin 3’ünüde diyorum Bir… öldürülmeme hakkına sahipsiniz cinayet suçtur Bir