Kara prens

Akıntıya kürek çekmekten, deniz görmeyen semtlerden, televizyondan, gazeteden, beraber ve solo türkülerden, yağmurlu günlerde üstüne su basınca arasından su fışkırtan kırık parke taşlarından, sıkıntılı havalardan, çizik plaklardan, bozuk pikaplardan, davetsiz misafirlerden, camın ötesindeki göklere uzanan beton yığınlarından, telefon beklemekten, aşık olmaktan, sigara dumanından, güzel kitapların bitmesinden, pis kokan insanlardan, kalabalık otobüslerden, başkasına ait gazeteyi süzen

televizyon

Duvardan duvara halı kaplı bir odada, halının altındaki döşemeyi hiç görmezsiniz: Döşemenin malzemesi sorulsa ne diyeceğinizi bilemezsiniz, ama biri tutup size bunu sorana kadar zaten döşemeyi de dert etmezsiniz. İki milyarı aşkın televizyon ekranının hiçbir zaman kararmadığı yerde, görülen dünya, “televizyondan görüldüğü haliyle” dünyadır. Televizyonda gördüklerinizin yalan mı doğru mu olduğunu sormanın pek de faydası

bunları yapabilirsen

Güne kafeinsiz başlayabilirseniz, Her zaman neşeli olup ağrıları ve acıları görmezden gelebilirseniz,İddialara karşı çıkabilir ve insanları problemlerinle sıkmamayı başarabilirseniz,Her gün aynı yemeği yiyebilir ve bunun için minnettar olabilirseniz,Sevdiğiniz kişiye karşı, size zaman ayıramadıklarında bile anlayışlı olabiliyorsanız,Ters giden her şey sizin suçunuz olmasa bile, sevdiğiniz biri tarafından yapılan suçlamaları kulak ardı edebiliyorsanız, Eleştirilere sakince göğüs gerebiliyorsanız,Fakir

okumaya devam

Aptallar, Tanrılar ve Despotlar Aynı Dili Konuşur

Aptallığı, tanrısallığı ve despotluğu buluşturan ortak bir özellik vardır. Bu onların kullandıkları dilin içinde saklıdır. Bu dilin en büyük özelliği birbiriyle çelişkili olan önermeleri içermesidir. Bir despot bu dili kullanır. Bugün savunduğu bir şeyi ileride inkar edip tam tersini savunabilir. Kutsal kitaplar da bunun gibidir. Bir bölümünde anlattığı şeyi başka bir bölümde inkar edebilir yada

bir öneri

içinde bulunduğunuz durum ve koşullar ne kadar tehlikeli olursa olsun, umutsuzluğa kapılmayın; asıl her şeyden korkulacak durumlarda korkulacak hiçbir şey yoktur; tehlikelerle kuşatıldığınızda bu tehlikelerin hiçbirinden korkmayın; çaresiz kaldığınızda elinize ne geçerse ona güvenin; gafil avlandığınızda gidip düşmanı gafil avlayın. sun tse, savaş sanatı

okumaya devam