Kiralık Hayatlar

Günlerden bir gün, semtlerden bir semt, şehirlerden en kalabalığı ve ortasından deniz geçeninde, bankta uzanmış bir takım elbise varmış. Şehirdeki indirimlerden sıkılmış, paça boyunun alınmasından yaralı düşmüş, içine aldığı insanların göbeklerinden, çatlayacak kadar genişlemiş ve en sonunda dayanamamış kendini sahil kenarında bir banka atmıştı. Evet o sizin ciddiyet sembolünüz, özel günlerde giydiğiniz, lisedeyken kendinizi mafya

Bir Yazım Türü-Tekniği Olarak ‘Endüksiyon’

“Kelimeler onları kullandığımız zaman hava da asılı kalıyor ve bir sonraki doğru yeri bekliyorlar” gibisinden bir şey demişti arkadaşım o gece. Bir kelimenin bir ortamda kullanılması, onu o ortamın bir parçası yapıyordu. hava da salınan kelime baloncukları hayal edin, işte aynen öyle. ve her kelime baloncuğunun bir etki alanı vardı, basit kelimeler daha büyük bir çember

ben kimim?

Kişisel gelişim zırvalıklarında sürekli seni sen yapan şeyin yine sen olduğu tekrarlanır. Kendi özelliklerimizi seçebileceğimiz söylenir. Ama gerçek bunun tam tersi. Beni ben yapan, seni de sen yapan şey ailelerimiz. Her şeyimizi onlar belirliyor. Adımızdan, beynimizin içindekilere kadar… Dünya üzerinde yaşadığımız süre boyunca hangi isimle adlandırılacağımıza bile karar verme lüksümüz yok. Hayata bakış açımız, “aile,

Sürdürmeniz gerekiyor, sürdüreceğim

Yaşadığımız bir sessizlik zamanıdır. Uçsuz bucaksız uzanan bir ova misali uzanıyor sessizlik ovası. Bir yol bulmaya çalışanlar, evrendeki en bol bulunan iki elementin hidrojen ve helyum olduğunu bilen, aynı anda bunların en hafif iki element olmasını da içine sindirebilen bir anlamsızlık hissi. Sokağa çıkıyor, yürüyor, yürüyor. Kendince bir çabayı sürdürüyor insan. Köşedeki bakkalda bekleyen mahmut amca da

sığıntı yaşamlar ve götürdükleri

Bir yerden bir yere veya bir kişiden başka bir kişiye zorunlu mekanların getirdiği tesadüfi yaşamlara ya da  kan bağı vasıtasıyla gelişen başka birlikteliklere  hatta ta başından anne karnından başlayarak süregelen sığıntı yaşamlarımız. Sürekli kaçan sığınan bedenlerimiz  ağaç kovuklarına… mağaralara. Sığındığımız şeyler gün geçtikçe değişmiş başka nesnelere dönüşmüş nesne olmaktan çıkmış bir müzik fikir de olabilmiş ama

Toplum Sözleşmesinin Pratiği

Toplumca sözleştik Alman olmaya, Türk olmaya, İngiliz olmaya, Rus olmaya, Boşnak olmaya, Fin olmaya, Arap olmaya, Japon olmaya… Toplumca sözleştik Almanca konuşmaya, Türkçe konuşmaya, İngilizce konuşmaya, Rusça konuşmaya, Fince konuşmaya, Arapça konuşmaya, Japonca konuşmaya, Toplumca sözleştik Ortodoks olmaya, Müslüman olmaya, Katolik olmaya, Protestan olmaya, Sunni olmaya, Budist olmaya, Şintoist olmaya, Toplumca sözleştik düşmanları öldürmeye, kadınları