Yıkım Kimliksiz

Önceden beri yapılara karşı oluşturup geliştirdiğimiz yapıların niteliklerini belirleyek oluşturduğumuz kimlik meselesini biraz açmak isterim. Kimlik kelimesinin tanımını kendi kelimelerimle yapacak olursam, o nitelik demektir, ruh demektir, orijinallik değil özgünlük demektir. Kendini bilmek demektir. Kendini bilen kendine has evler, dükkanlar, kitapçılar ve çarşılar ile nitelik kazanan çevremiz; ne evsiz, ne ibadethanesiz ne de okulsuz kendisi

Z E L

Nefesin içinde sarhoş. Köpek olmak isteyenler. Kuş olmak isteyenler. Nefesin içinde sarhoş. Güvercin ayaklarının özel bir adı olmalı. Martıların ani geri dönüşlerinin. Karınca sayıklamasının. Ağlamaya ramak kalınan halin. Avlanmış balık çırpışının özel bir adı olmalı. Beklenen ve gelmeyen terenlerin. Avuçta taş gizlemenin. Avuçta tohum gizlemenin. Avuçta aşk gizlemenin özel bir adı olmalı. Kuşların göç etmediği

heykel gözüm

Yürüyorum. Ayaklarım beton karoların üzerinde. Yürüdükçe önüme gelen betonu adım adım istemeden de olsa adımlıyorum. Beton kaplı sokağı saran evler, apartmanlar ve onların alt katlarındaki dükkanlar bana benim, bizim, birazda senin geçtiğin yolların bir kopyası gibi görünmeye başlıyor. Gözümle göremediğim insanların adımlarını da düşünüyorum. Belirli bir düzende yerleştirilmiş, birbirlerinin ardını izleyen pencerelerinden kısık gözle beni

BEING A WALL IS NEVER AS EASY AS IT SEEMS

She touched the wallpaper. She touched me. I am not sure if they know each other but at times I can clearly see that they are almost the same. Hiç bu kadar aşılamaz hissetmemiştim -sanki herhangi bir şey hissetmişim gibi daha önceden. Sahi, kim koyuyor evrenin kurallarını? Ben nasıl biliyorum evreni, kainatı? Ben neye sahip

RE

Kalabalık şehirler, özellikle de İstanbul, gözlem yapmayı sevenler için biçilmiş kaftan. Her semtinde, her sokağında başka başka insanlar, başka başka hikayeler… Ben, gözlediğim insanları, kendimce kahramanlaştırırım; kimisi masalımın iyi adamı kimisi ise kötü adamı olur. Bugün öyle güzel bir kahramanla karşılaştım ki… Ben onu masalımın kahramanı haline getirmedim. O, direk geldi kondu başrole. Velhasıl; iki

OTOMATIZME AGIT-8 – I NEED SOME ATMOSPHERE

Biraz atmosfer’e ihtiyacım var Sadece Biraz Atmosfer. Zihninin en karanlık tarafına yuva yaptığın benzedrin kuşu Ve deli hücrelerinden kaçan psikoz tanrılarin tekinsiz ıslıkları. Babanlı ıslak rüyalarında rastladığın sofokles mezarına ağladığın zaman, Granit kan laboratuvarlarında inşa edilen yeni insanlık için şarkı söyleyeceksin. Bir psikanalistin zihin odalarında kırmızı kadifeye sarılıp sanat ve arzu için pişmanlık duyacaksın. Güçsüz