Hiçliğe Övgü

Evrende önemsizliğinizi görmenize dair klasik şeyler söylemeyeceğim, bana bu yıldıztozu, evrendeki küçüklük retoriği hep pratik olanı gözden kaçırıyormuş gibi geliyor. Bunun en büyük nedeni ise her birimizin kendi tikel deneyimlerimizle, kendi biricik bakış açımızla bu küçük mavi gezegende yaşıyor olmamız. Evrende hiç önemli olmayabiliriz, büyük ihtimalle değiliz, bu gezegen de değil, yok oluşu büyük çapta

Bölmek İstemedim Sözcüklerinizi

Salonumun birleşen duvarlarının oluşturduğu boş köşeye orantılı gelecek şekilde kafamı yerleştirdim. Müsait bir köşeydi, önceden benjamin dururdu orada ama öldü. Saksısını da çöpün kenarına koydum bir ihtiyaç sahibi salon bitkisi alır umuduyla, akşamüstü çöp kamyonunda çınladı. Olsun. Yatıyorum köşede 26 yaşımı doldurmuş ya da 27 yaşımı tam doldurmamışım. Hesabımda 190 lira ya da 184 lira.

Barış

Barış koydum adını. Durmaksızın ağlıyordu. Bir an hiç susmayacak sandım. Çok hareketleydi. Annesinin yanına getirdiklerinde sarıldı annesi. Ağlaması kesilmişti. Hafif bir tebessüm belirdi yüzünde. İşte geldim der gibi. Farklı hissediyordum ona karşı. Böylesi duygular bana hiç uğramamıştı. Hayalimde yaşardı hep, şimdi ise annesinin kucağında bana gülümsüyordu. Annesi ona sarılmış, tarifi olmayan bir duyguyla ikisi de

Codex Mortemicus

Yollarda fazla olmasını istediğim tek araç tipi cenaze araçlarıdır. İnsan ölümü hatırladıkça insani olan ne varsa ona yaklaşır, ölüm insanı insan yapan ve insanı insan olmaktan alıkoyan tek şeydir. İnsanlar var oluşlarını kar – zarar ekonomisine göre anlamlandırmaya başladıklarında insanlıktan uzaklaştılar, mikro-şirketlere dönüştüler, günah borca, sevap kâra, ölüm iflasa dönüştü.  Bu elbette neoliberalizmin ortaya çıkışıyla

yaşlandıkça korkaklaşmak

üst taraf sabit, bel ritmik şekilde ileri-geri gitmektedir, turkuaz rengindeki silikon boya yapılmış duvarın ortasındaki dezenformatif varlık dikkati çeker, sinek mi ufak bir çatlak mı, gözler bu siyah noktaya odaklanır ve turkuaz giderek soluklaşıp tamamen yok olur, bu sırada üst taraf sabit ve bel ritmik şekilde ileri- geri gitmektedir, odakta yalnızca ne olduğundan emin olunamayan

Tersten Havari

Vaaz verme çılgınlığı içimizde öylesine bir yer edinmiştir ki, bu korunma içgüdüsününün bilmediği derinliklerden doğar… – Aslında her fikir yansızdır, insan onu canlandırır sadece… İçgüdüsel olarak belki de bir şiir’dir bu deneme… ** azize tereza ancak yakılan insanlar ile çağdas olabirdi, luther de köylü katliamlarıyla… mistik krizlerde, nasıl ki kurban iniltileriyle, vecd iniltileri birbirine parelel