Siz neydiyseniz biz oyuz!

Düşünmek yerine karnından konuşmak… Benliğin daimi bozuluşu, alt-üst olan toplumsal normlar, Sanal benlikler klişe kilise cami avlusu sohbetlerinde var olan benler çağının doğurganlığında kaybolan diller dostluklar ve pizza istercesine cinsel hesaplar. Yani, Ben olmayan insanlar! Üretimden tüketim çağına yetişmek için bedenini ve saatini aynı yörüngede derleyen insan fikirleri. “felsefe kavram üretme sanatı’dır” diyordu; deleuze ve

Ah, İşte o paragraf. . .

« . . . İnsan artık yaşamın merkezinde değil, Dünyanın, kendisine, yavaşça biçim vermiş ve olgunlaştırmış olan çiçeği değil artık. O diğer bütün her şeyle bir, diğer bütün şeylerle aynı uçakta, sonsuzluğun, diğer parçalarından ne daha az ne daha çok önemli olmayan bir başka parçacığı. Yeryüzü ağaçlara geçiyor, ağaçlar meyvalar insana ya da hayvana, insan

Işık Hızında Sabredin!

Duyguların ışığın dalgaboyları olduğunu düşüneniniz oldu mu? Kırmızı, yeşil, mavi, mor, UV ya da x-ray. Eğer düşünmediyseniz gördüğünüz renklerin zihninizdeki yansımasını küçük bir deneyle test edelim. Şimdi kendimizi gelen kışın soğukluğundan uzakta, masmavi denizin kayalıklarında arkamızda yemyeşil bir ormanla hayal edelim. Nasıl hissediyoruz? Keyfimiz yerinde mi? Bir de göremediğimiz, maruz kaldığımızda DNA’mızı değiştirebilecek olanları düşünelim;

geç farkına varılan şeyler

her şey geçici hayat adil değil başkaları size sizin kendinize davrandığınız gibi davranıyor mutlu olmak bir tercih ve ciddi bir çalışma gerektiriyor öfkenin arkasında her zaman korku var hiçbir şey sandığın kadar önemli değil ömür oldukça kısa çok garantici yaşadın, daha fazla risk almalıydın fırsatın varken tadını çıkarmaya bak aradığın şey baktığın ekranın içinde değil

İntiharın Sosyalliği

Ölüm en başta, ölüyoruz en temelinde, intiharın getirdiği şey eyleyenin ölümü en sonunda. Peki her zaman eyleyenin ölümü gündem mi oluyor? Kendi canını alma eyleminde bulunan herkes toplumsal bir şekilde herkese haber mi duyuruyor? Kesinlikle hayır. Kendi canını alanın ve bunu göstermek isteyenin bile bir düzeyi var. Günde onlarca kişi canını alıyor belki de kendisinin