Kategori: alt-kültür

yeni yayına başlamış bir blog. 11 postla 10 numara bloglar listesine girmiştir gözümde, takipteyiz;

subculturia

punk tarihi, yarımşar saatten 10 bölüm. arşivde bulunması çok caiz. sömürünüz;

the punk years

daha önce konuştuğumuz anticopyright blogun türkçesi için girişimler meyvesini vermeye başladı;

Bizler;
Kapitalizmin, sanatın ve emeğin satılmasının karşısında; sanatın özgürce paylaşımının yanındayız! Paylaştıklarımızla ilgili bir sorun veya fikriniz varsa veya sizde birşeyler paylaşmak istiyorsanız anticopyrighttr@gmail.com adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

deniliyor. biz de elimizden gelen desteği vereceğiz. takip mesafesini yitirmeyin;

anticopyright tr

skinhead kısa tarihi ve futbol

Yıl 1962. Jamaika’nın bağımsızlığını ilan ettiği tarih. Bu büyük değişimle beraber gelen yüksek oranda işsizlik Jamaika`da bir alt kültür oluşturur. Rude Boys denilen bu alt kültür, sokaktan geçinen ama ellerindeki tüm parayı jilet gibi takımlara, güzel ayakkabılara harcayan, geneli genç kesimdir. Dinledikleri müzik ise reggae, ska, soul, rock karışımı dans üzerine kurulu bir müzik olup rasta geleneğinden biraz daha farklıydı. Bu alt kültür zamanla ekonomik şartlarin ve iş bulma imkanlarinin daha iyi olduğu Ingiltere ve Amerika`ya göçmeye başlar. 1950li 1960li yıllarda ise İngiltere`de başka bir alt kültür vardır hali hazirda. Orta kesimin oluşturduğu Mod’lar…

Modlar biraz daha bakımlı, modaya düşkün, vespalarına atlayıp parti ve eğlencelere koşan apolitik kesimdir ve bir süre sonra kendi içlerinde ayrımlar başlar. Özellikle işçi sınıfından gelen modlar orta sınıf modların imkanlarından uzaktır. Diğer taraftan jamaikalı rude boys ile daha çok ortak noktaya sahiptirler ve bir süre sonra birleşip orta sınıf modların tüketim kültürüne karşı duruş sergilemeye başlarlar. Müzikleri zamanla ayrılır giderek sosyal ve politik eleştiriye dönüşür. Özellikle Londra`nın doğu kesiminde polisten şiddet görürler ve çatışmalara girerler. Giyim stilleri de yavaş yavaş şartlara uyum gösterir. Polisle çatışırken dezavantaj yaratan uzun saçlar kazıtılır, bol paçalı pantolonlar dar kesim dayanıklı Levi`s modellere bırakır yerini. Fabrikada giydikleri botlarla uniformalar tamamlanır. Görünüşteki bu değişiklik, şiddetle içiçe yaşama, onları hippilerden de keskin çizgilerle ayırmış olur. Bir süre sonra polis şiddeti, basin karşıtlığı onları ölü bir döneme sürükler. Ta ki 1970li yıların sonuna kadar.

1970li yılların sonlarına gelirken skinhead kültürü tekrar canlanır. Ancak bu sefer Jamaikalı kardeşleriyle dansetmek yerine onlarla catışmaya başlarlar. Skinhead geleneği artık adını faşist gruplarla duyurmaya başlar malesef. Özellike antifaşist skinhead gruplarına ve göçmenlere karşı saldırılar da artar bu dönemde. Basının da eline malzeme çıkar ve skinhead kültürüne karşı inanılmaz bir propagandaya girişirler. Bütün bu saldırılara karşı, antifaşist skinhead gruplarının da organize olması surpriz olmaz. Bu amaçla 1987 yılında ilk kez ortak isimler altında birleşirler. Amerika`da SHARP (Skinheads Against Racial Prejudice) ve Avrupa`da RASH (Red and Anarchist Skinheads)? Nazi ürünleri satan dükkanlar, irkçi grupların konserleri ve lokaller hedeflenir. Ve zamanla Nazi skinhead grupları ve diğer ırkçı gruplar sahneyi terk etmeye başlar. Skinhead adını biraz olsun temize cıkarmış olur.

1970lerin sonunda bu müzik canlanırken futbol holiganizmine de sızıyor. Özellikle kaynağını futbol şarkılarından alan Oi müziğin isim babası olan Cockney Rejects grubu, `Following bubbles forever` şarkısıyla West Ham marşını yorumlar örneğin. Sham 69 adını Hersham FC`dan referans alır. Hollandalı grup Discipline PSV ultras, Los Fastidios Virtus Verona, Bootstroke AEK, Ska-P Rayo Vallecano, Bando Bassotti Livorno, The Obssessed Cardiff City için çalıyor. Stage Bottles ise ultras Frankfurt üyeleri? Kısacası skinhead geleneğinin temeli işçi sınıfına dayanıyor ve bugünlerde futbolla hayat buluyor.

@flyingdutchman by mafalda

gayet bilgilendirici bir özet. ve buradan alınan ilhamla punk rock, oi, ska üzerinden  futbol müzikleri konulu derleme yakında burada

avangard & underground film gösterimleri

ekim ayı itibariyle her ay bir salı akşamı, kargart salonu’nda avangard ve underground film türlerinin önemli örneklerini izleme fırsatınız olacak.

uzun bir zamana yayıldığı için [ayda bir gün], gösterimler sona erdiğinde fark edilecek ki; aslında ortaya çıkan avangard/underground film dünyasının katmanları arasında yapılmış olan verimli ve keyifli bir yolculuktur. 6.45 yayınlarının deneyim ve kişisel tercihleriyle oluşturduğu bu gösterim tablosu sinema öğrencilerinden alternatif sanat takipçilerine dek farklı skalaların insanlarının ilgisini aynı ekrana çekecek.

ekim gösterimleri:

“Window Water Baby Moving”
Stan Brakhage
ABD, 1959
13 dk.

Stan Brakhage, 1933’€™de doğdu 2003 yılında göçtü. 20. yüzyılın en önemli deneysel film-yapımcısıdır. 16mm, 8mm, 35mm ve IMAX formatlarında “€œpure cinama”€ olarak adlandırdığı türde pek çok çeşit örnek verdi. 50’€™lerde, New York ve San Francisco’da şiir, mit ve düşsellik deneyimlerini temel alıp kendi kişisel sinemalarını yaratmaya çalışan birçok filmyapımcısından biriydi. 1957’€™de yaptığı “€œAnticipation of Night”€ onun için ve bağımsız filmcilik için bir dönüm noktasıydı. Çünkü görüş’€™ü işinin tam merkezine yerleştiriyordu. 4,5 saatlik “The Art of Vision”€,yapımcısı tarafından “görsel bir şölen”€ olarak tanımlandı.

“Un Chant d’Amour” veya “A Song of Love”
Jean Genet
Fransa, 1950
26 dk.

Jean Genet, tek filminde de kitaplarında işlediği ana teması eşcinselliği kullanmıştır.

“Konec stalinismu v Cechách” veya “Death of Stalinism in Bohemia”
Jan Švankmajer
İngiltere, 1990
10 dk.

Yaşayan en büyük sürreal film yapımcısı Å vankmajer’in politik görüye en net yer verdiği filmlerinden biri. 1948 Sovyet işgalinden 1989’€™da “Kadife Devrim”€e kadar Çekoslavakya tarihine kendi sürrealist sanat anlayışı ve politik görüşünü birleştirdiği bir gözle baktığı filmi.

“Regen” €veya “€œRain”
Joris Ivens
Hollanda, 1929
14 dk.

1898 doğumlu Hollandalı belgesel filmyapımcısı Joris Ivens, 1989’da Paris’de öldü. Dünya ticaretinin ve devrimlerin insanların kaderini belirlediği, global göçün, iki dünya savaşının hüküm sürdüğü 20.yüzyılı, film, radyo, TV, trenler, arabalar ve uçaklar ile görünür olan yeni iletişim ve ulaşım çağını kendi görüsüyle ve kamerasıyla bize aktardı.

“Emak Bakia”
Man Ray
Fransa 1926
16 dk.

1890 doğumlu Amerikalı sanatçı kariyerinin büyük bir kısmını Paris’de geçirdi. Aslında basitçe modernist olarak tanımlanabilecek sanatçı, her ne kadar informel bağları da olsa Dada ve Surrealist akımların da katılımcısıydı. En çok avangard fotoğrafçılığıyla bilinen sanatçı kendini tüm bunların ötesinde ressam olarak tanımlıyordu.

“€œChromofobia”
Raoul Servais
Belçika 1966
9 30 dk.

1940 Belçika doğumlu Raoul Servais, ressam ve filmyapımcısı olmadan önce Ghent’de Güzel Sanatlar’dan mezun oldu. 1960’lardan itibaren, fotograf ve animasyonu, animasyon tekniklerini ve trick fotografçılığının yeni olanaklarını keşfederek birleştirmeye uğraştı.

“€œThrust in Me”
Richard Kern & Nick Zedd
ABD, 1985
8 dk.

New York’€™lu underground filmyapımcısı, yazar ve fotografçı Richard Kern ve filmyapımcısı ve yazar Nick Zedd’in “shock value”€ filmi. Nick Zedd ayrıca 1985’de underground film hareketini tanımlamak için “€œCinema of Transgression”€ terimini icat eden adamdır da. Ve aynı isimli manifestosunda : “€œ Tüm film okullarının havaya uçurulacağını ve bir daha asla o sıkıcı filmlerin yapılmayacağını bildiririz.”€ demiştir.

14 ekim salı, saat:20.00
*giriş ücretsizdir…

KargART Adres: Kadife Sokak No:16 Kadıköy-İst.

turkiyedepunkveyeraltikaynaklarininkesintilitarihi.com

Türkiye’de Punk ve Yeraltı Kaynaklarının Kesintili Tarihi 1978-1999″, 80’li yıllardan, 90’lı yılların sonlarına Türkiye’de Punk’ın kendini somut olarak ifade ettiği müzik ve yeraltı kaynaklarını içeriyor. Döneme tanıklık etmiş belli başlı grup ve kişilerle yapılmış söyleşiler, 100’e yakın görsel ve o dönemlere ait grupların çoğu ilk kez gün yüzüne çıkan kayıtlardan oluşan tamamlayıcı CD’si ile konusundaki bu “ilk” kitap, Punk’ın Türkiye’deki kesintili tarihini merak edenler için gerçek bir kaynak niteliğinde.

kitap gerçekten çok kaliteliydi. bir kaç hamlede okuduk. şimdide online vaziyette. hem de kitap arkası cd’de bulunan bi daha bulunmaz kayıtlarla birlikte.

turkiyedepunkveyeraltikaynaklarininkesintilitarihi