“çocuk kurtuluş cephesi” boyama kitabı

IFL ya da Infant Liberation Front ya da Çocuk Kurtuluş Cephesi, 1972 yılında 10 yaşın altındaki çocuklar için kurulmuş bir terörist organizasyon. fakat bu anarşist grup sahip oldukları genç üyelerin grup manifestosunu anlayacak okuma becerelerini geliştirmedikleri için ciddi bir etki yaratmakta geri kalmış. buna rağmen 1973 yılında bir dönüm noktası yaşanmış ve ILF daha erişilebilir-anlaşılabilir bir

narkoleptik tekvin

feyyaz’ın bilinçaltında sosyal üretimin kuvvetleri soyut depresyon algoritmaları ihtiva ediyordu. fıkış mübaşir örgütü, mezhep direniş cemiyetini temyiz esraf muhafazasında kapatır. ölçek kefen tebligatı, komutan çöl disiplinini müçtehit ilhak milletinde bertaraf eder. hukuk çatal medeniyeti, teleskop kanıt haramını farz haşerat politikasında reddeder. mübal fabl haşmeti, caiz ceza imamını bomba kitap takririnde ağırlar. narkoleptik tekvin. ne olduğunu

gavur imam isyanı

etilenin sosyetik dostlarına merhaba demek için gavur imam başlangıcı hiç fena olmaz diye düşünüyorum. bandista dinleyenler bilir gavur imam isyanını. eğlenceli bir şarkıdır ama ritmin neşesi aslında bir ağıta aittir. ben buna bandista temposu diyorum. politik eğlence topluluğu gibi adamlar. neyse gelelim hikayeye; Göz bebeklerim titriyordu.Perdelerin arasından süzülen gün ışığı, odadaki tozu selamlayarak yerdeki İran

sen bu yazıyı okurken ben hiç de uzakta olmayacağım

Yüzyıllar önce ilk matbaalar kurulduktan sonra, ilk kitaplar basıldığında, acaba yaşlı insanlar yeni nesil hakkında – bütün gün o sayfaların başından kalkmıyor, zamanının büyük bir kısmını o masada geçiriyor – sosyal yaşamı eskisi kadar iyi değil diye yakınıyorlar mıydı? İnsanlar uygarlığın getirdiği yeni teknolojileri kabul etmiş ama her seferinde bir süre sonrada şikayet etmiş. Bizim tarzımız

Amerika’da hakikat avı: Richard Brautigan

Roll Dergisi, S.2, Aralık 1996 “O kadar güzelsin ki, yağmur başladı.” Richard Brautigan (1935, Washington, Tacoma – 1984, Bolinas, Marin County). Amerikalı hakikat avcısı. Avın anlamını tuttuklarının toplamında aramadı. Avcılığı “başarı”yla ölçmedi. Avlanmak, yalnızca bir yaşama biçimiydi. Irmaktan ırmağa, balıktan balığa, günlüğünü tuttuğu avı bir hayat topografyası oldu çıktı, kendisi de avının avladığı avcı, bir

devlet, katliam, toplum, zulüm

Geçen 2 temmuzda sanırım ankarada madımak anması ve protestosunda  şöyle bir pankartla karşılaştım: “devletin dini zulüm, meshebi katliamdır.” Tabii ilk bakışta herkesin onaylayacağı ya da anarşist çevrenin  onaylayacağı bir slogan olmuştur. Yani bir çok açıdan bakınca; olayın öncesinde bir saldırının olacağı beklentisi olay sırasında müdahale edilmemesi ve olay  sonrasında devlet görevlilerinin açıklaması bu düşünceye vardırabiliyor insanı, vardırması da