Çalıntı Araba Güzellemesi

tabutta rövaşata’yı daha önce ayşen abla üzerinden anmıştık. güzel şeyleri hatırlatmanın bir sakıncası yoktur gerçeği ile emeği geçen herkese tekrar teşekkürler. İngilizce bir terim var ya hani “the survival of the fittest” diye, en güçlünün hayatta kalması hani, darwinciler çok sever. İşte onu anlatır aslında Tabutta Rövaşata. Asla en güçlü olamayan, olamayacak olan, parya gibi görülen fakat

punk: a feeling of no future

bütün bu punk olayı para sahibi olmak, mülk sahibi olmak ya da bir sınıf sahibi olmak üzerine değildi. punk “ben yıldızım, sen benim seyircimsin” şeklindeki dördüncü duvarı yıktı. punk her şeyi ve herkesi kapsıyordu. isyanın, memnuniyetsizliğin ve özgürlüğün dile getirilme şekliydi. bütün bu problemler halen devam ediyor. sinirli ve aktif olmak için binlerce sebep var.

Korkmasana!

Korku küçükken bir şeylere karşı duyduğumuz endişeydi; karanlıktan korkardık çünkü her an içinden bir şey çıkıverecekmiş gibi gelirdi. Yükseklikten korkardık, düşebileceğimizi düşündüğümüzden. Böyle büyüdük hep, karanlığa girecek olduğumuzda “öcü çıkar öcü!” dediler; yüksek bir yerin üstünde durunca “düşersin!” dediler. Kimse bize o karanlığın ardında güzel bir aydınlığın olduğunu söyleyerek yüreklendirmedi bizi, yüksekte olduğumuz yerden manzarayı

sessizliğin anarşisi, ışık ergüden

… Her şeyi gören, duyan ama sesini çıkarmayan, çıkaramayan insan yığınları olduysa eğer tarihte; bunlar içinden bir azınlığın muhtemel isyan duygusunu içinde taşıdığı ama ifade edemediği, engellendiği de varsayılabilir. Günümüzün, onca görüntü ve gürültü ortasında, hiçbir şeyi görmeyen, duymayan ama avaz avaz bağıran, fal taşı gibi açık gözleriyle her taşın altına bakan, kör ve sağır kitlesi ise içinde hiçbir şeyi saklayamıyor artık. İçi dışı bir, engellediği, bastırdığı

beyazmanto’lu adam enis akın

adını oğuz atay’ın “beyaz mantolu adam” hikâyesinden alan bir enis akın prodüksiyonu. 91’den beri aperiyodik olarak yayınlanan fanzinde enis akın başta olmak üzere aysu akcan, erhan altan, gül abus, kemal gökhan gürses, osman konuk, özgür göreçki, sadık akfırat, yılmaz öztürk, küçük iskender gibi isimlerin de yazıları yer almakta. önceleri posta yoluyla gönderilen fanzin bir süredir

“punk nedir?” çocuk kitabı

bir zamanlar, daha önce hiç olmadığı gibi, insanları uyandıran sağır edici bir gürültü oldu. gözlerini kocaman açıp korku içinde bağırdılar, “bu yeni gürültü nedir?” ve kulaklarını kapattılar BU PUNK’TI. oyun hamuru yardımıyla çocuklara “punk” nedir öğretilir mi, öğretilir. “what is punk?” kitabımızı eric morse yazmış, anny yi oyun hamurundan harikalar yaratmış. her ne kadar kitaba ulaşamasakta