Çamurdan kaplıyım

Doğduğum ve büyüdüğüm andan itibaren tarihim yazılmaya başlandı. Attığım ilk adım, beğenmediğim her yemek, bacaklarımdaki her yara izi kayda geçsin. Yaptığım ilk hata, bu hatanın acısını çekişim, acemilikle söylenen içi boş havalı sözler de kayda geçsin.

Beş yaşım, on yaşım, yirmi yaşım

ve dönüm noktalarım.

Sürekli yaptığım hatalarım,

Her biri benim üzerimi sıvadığım çamur topaklarım.

Büyümek çirkin bir şey olsa gerek ki, en son yaptığım hatalar iyice çirkinleştirdi beni.  Aynadaki yansımama bakıyorum. Üstüm başım çamurdan kalıntılarla örtünmüş. Ayaktan kafaya sadece gözlerim açık kalmış. Aklımda artık detayların bir öneminin kalmadığını düşündüm. Yağlı çamur sadece kendisini gösteriyordu. Artık yüzümün ve giydiğim kıyafetlerin bir anlamı kalmamıştı. Sahip olduğum iyelikler birer birer çamurun içinde kaybolup gitmişti. Ne düzgün bir insan ne hoş güler yüzlüydüm. Siyah beyaz veya sarıda değildim. Buğday tenli kumral saçlı değil çamur tenli çamur saçlıydım. Çamurdan bir beyefendiydim. Dışarıda benimle caddede yürüyen, benim ile parkta oturan insanlar gözlerini bana çevirmiş bakınıyorlar ve elleri ile beni göstererek birer birer tuhaflıyorlar.  Bütün bunların dışında konuşmama izin verilmeden ayıplanıyorum. Kimisi deney yaptığımı zannedip meraktan soru soruyor, kimisi çamurlanmamak için yolunu değiştiriyor, kimisi de dükkanının penceresinden bir sonraki hareketimi tahmin etmeye çalışıyordu. Başka bir caddede yine insanların bana bakmasını seyrediyorum. Bir tahminde bulunup kim olduğumu anlamak için çabalıyorlar, bulamayınca da gerisin geriye dönüp yine uzaklaşıyorlar. Bedenim artık çamur olmuş durumda. Kimseyle aynılıklar ve benzerlikler taşımıyorum. İşler benim için tersten gidiyor. Umursanmıyor, algılanmıyorum. Küçük bir taburenin üzerinde birkaç ihtimali gözden geçirmek için oturdum. Kaldığım ikilem cevabını hiç vermek istemeyeceğim kadar korkutuyordu beni. Ya üzerimize yağdırılan esrar yağmurunda ıslanıp bir kenara bırakacaktım ya da yağmur sonrasındaki güneşte kendi kabuğuma sarılacaktım.

Cahilliğin kavurucu sıcaklığında çamurdan kalıpla büyüdüm.

2 yanıt: “ Çamurdan kaplıyım ”
  1. Söyleyeceklerim sadece yazının benim üzerimde bıraktığı etkiyle ilgili değil aynı zamanda böyle bir yazıyı kaleme alacak neler yaşadığını merak etmemle ve bu tür anları tekrar tekrar yaşayan biri olarak istemsizce ne kadar yetkinlikten uzak olsa da bir,yardım diyemem,el uzatmak.Yazının içinde alttan alta ve artan tonlarda kirlenme motifi ve kararlardan duyulan pişmanlık olsa da bana kalırsa olay sadece bundan ibaret değil.Kararlarının seni getirdiği yerde anlaşılmamak,yadırganmak ve hatta suçlanmak canını acıtıyor ama yaptığın şeyin doğru olduğunu düşünüyorsun.Kararlarının seni mahrum bıraktığı şeyler için kızgınsın ama aynı zamanda seni getirdikleri konum için de minnettarsın.Çamurdan kalıbın dünyayla temasını zorlaştırırken aynı zamanda bi takım etkilerden de korunmanı sağlıyor.Davranışlarının artı ve eksi yönlerini tekrar tartmak tekrar haklı olduğunu kendine söylemek istiyorsun çünkü buna ihtiyacın var.Elbbette az biraz düşünen her birey çevresiyle kopmadan nasibini alacaktır ama bu demek değildir ki kopmak doğrudur,gerçekleşmesi gerekendir.Sosyal bağlamda algı eşiğimiz o kadar düşük ki sabah samimiyetle duyacağımız bir günaydın tüm hayatımızı harcayıp kendimizi gerçekleştirmemizle aynı etkiyi uyandırabiliyor.Bunların herbiri bana kalırsa doğa üzerindeki hakimiyet düzeyimizin kendi üzerimizde sahip olduğumuzdan çok çok daha fazla olmasıdır.Kalabalık yerlerde yaşamanın,dört duvar arasında bir ömür geçirmenin,gürültü ve ışıklar arasında sıkışmanın vs. yeterince hazmedilemediği zamanlardayız,tekrar tekrar tahlillere ihtiyacımız var tekrar tekrar yorumlamaya tekrar tekrar paylaşmaya ama bunun yerine karşımıza çıkan çoğu şeyi görmüyor çoğu şeyi konuşmaya değer bile bulmuyoruz.Günlük yaşamımız basit birkaç olgu ve aktiviteden ötesine geçemiyor bir türlü uzun bir arayışın sabırlı adımlarına dönüşebilecek sabrı ve cesareti kendinde bulamıyor.Yoldaş bulmak yolun kendisi kadar mühim benim açımdan işler pek de umduğum gibi gitmiyor umarım senin için daha iyisi olur,yazmaya devam!

    1. Teşekkür ederim Tunahan, bu günler ve gelecek günlerin tahlili geçmişi düzgünce dönüştürürsek olacak, bizler yeniden göçebeyiz, serinlemek için bir yerden bir yere gidiyorr, paramızı kazanmak için şehir değiştiriyoruz. Elbet bu sebepler bizleri çamurdan bir kalıba sokacak fakat farklı açılardan da dönüştürecek… Yazıp çizmeye devam !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir