Menü Kapat

Çağımıza Bir Ağıt

Hiçbir şey değişmedi ve hiçbir şey değişmeyecek. Süleyman’ın deyişi ile, artık bu dünyaya yeni bir şey gelmeyecek. Dönüşüm tamamlanacak ve hayat bir döngü, sonsuz bir dönüş halini alacak her birey için, hepimiz yaşadıklarımızı saniyesi saniyesine tekrar edeceğiz, seslerimiz yok olmayıp sonsuzda yankılanacak tekrar tekrar.

Toplumlar manipülasyona maruz kalmaya devam edecekler, mikro ve makro iktidar savaşları insanlık kendini yiyip tüketene dek devam edecekler. Biz ise, içine atıldığımız absürde bir anlam bahşedebilmek için ölene dek kendimizi yiyip bitireceğiz, acılar çekeceğiz, rüşvet olarak gülümsemeler elde edeceğiz.

Hayat bir tefecidir, mutlulukları verip, borcunu üstüne katlayarak alır. Mutluluklarımız karşılıksız değil, sonsuz bir diyalektik içindedir, tıpkı hayatın sonsuz bir döngü, bir çember oluşturması gibi. Yeni olduğunu düşündüğümüz her şey önceden vardı, unutuşun melekleri ağzımıza bir miktar bal çaldı.

Her şey ucuz ve gösterge halinde, her yerde bilgi çokluğu ve anlam yokluğu hüküm sürüyor artık. İçtiğim tütün bile kendisi değil, ibadet edilen tanrı bile, kendisi olduğunu reddedecektir var ise, ibadet edilenin. Kendi keyfimize göre dönüştürüyoruz her şeyi, kendi keyiflerine göre dönüştürüyor artık insanlık her şeyi.

Artık insanlığı hiçbir şey değiştiremez, yaptığımız beyin fırtınaları, entelektüel mastürbasyon haricinde bir şey değil. Tüm düzen kurulmuş, sistem insanları eleyip, eritiyor ve sistem kendi varlığını yadsıma üzerine kurulu iken, onu maddesel halde gördüğünü kanıtlayanlar bile kanıtladıklarının gerçekliğini nasıl kanıtlayabileceklerini bilmiyorlar.

Fikirler geliştirilmiyor, oluşturulmuş fikirlere tapınıyoruz artık. Oluşturulmuş fikirlere kendi benliğimizi teslim ediyoruz, fikir oluyoruz. Çırılçıplak, yürüyen, beyni olan fikirler oluyoruz.

Bir şeyler elde etmek için bir şeyleri feda ediyoruz.

İmanı, iman edilecek tanrıya değil, eskiden iman etmişlere iman olarak görüyoruz. İbrahim’e ağlıyoruz, fakat İbrahim’in imanını yönelttiği nesne-özne varlığa iman etmiyoruz. Müminliğin ikilemi, iman etmek istemeden, iman etmekte müminler. Absürdü imansızlık olarak niteleyip, tanrının yaratımının kökenindeki absürdü reddediyor müminler.

Ve aşklar, aşklar sadece öteki aşkları unutmak üzere, eski aşkların üstüne kurulmuş simülasyonlar. Gülünesi aşklar.

Bengi – dönüş, sürüyor ve sürecektir de.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım