seçim aşamasında düşünmeniz gereken bir diğer boyut:

Zamanı geldi çattı. Çağımızın en büyük yalanı “Seçme hakkı” her türlü kitle medyası ve araçlarıyla panayır havasında bizi hipnoz etmeye ve kandırmaya başladı. Her dört yılda bir kendini tekrar eden bu tiyatro oyunu oyuncuları değişse de aynı rollerle bizi kandırmaya devam ediyor. Değişen onlarca seçim, onlarca parti, onlarca kişiye rağmen bizlerde her şey olduğu gibi kaldı. Hiçbir zaman ülkenin nimetlerinden faydalanan zengin kesim değişmedi. Yoksul yoksulluğuyla kaldı, zengin servetine servet kattı. Hiçbir zaman sosyal adalet sağlanmadı. Ama her zaman zenginler korundu, her zaman işçiler ezildi, her zaman halk dolandırıldı, her zaman halk kandırıldı, her zaman milletvekilleri ve şirketler zenginleşti. Evet, değişen bunca kişiye partiye rağmen halkın nezdinde hiçbirşeyin değişmemesi tesadüf değildir. Çünkü seçilen kim olursa olsun değişim istemez. Onların istediği şey belli. Güç, iktidar ve zenginlik. Bunlar için her zaman kim seçilirse seçilsin her zaman halktan çalacak ve hiçbir zaman halkın yanında olmayacaklar.

Sen bu yazıyı okuyan işçi kardeşim. AKP, CHP, MHP fark etmez, tüm milletvekillerine, seni yönetmek için can atan bu kişilere iyi bak. Onlar senden değil, onların en büyük yalanı halkın içinden olduğunu söylemeleri. Onlara iyi bak. Tekrar tekrar bak. Onlar senin için istemiyorlar bunu. Onlar kendileri için istiyorlar. Onlar asgari ücret nedir bilmezler. Onlar her sabahın köründe kalkıp, belki işe hiçbir zaman uğramayan patronun için gününün tamamını feda etmek nedir bilmezler. Onlar pamuk tarlalarında insanlık dışı bir şekilde çalışmak nedir bilmezler. Onlar Tuzla’da, maden ocaklarında, ölmek nedir bilmezler. Bilmezler çünkü onlar senden değil, onlar senin üzerinizden geçinmek bir de yüzsüzce senin adınıza kararlar almak isteyen asalak insanlardır. Onlar seçildikleri andan itibaren seni unutacaklar.

Onlar senin için değil patronlarınız için çalışacak. Onlara fayda sağlayacak zengin kişiler için çalışacak. Sen okuyucu; iyi hatırla! Onlar seni sadece seçimden önce düşünmedi mi? Sen onlar için sadece birer oysun. Seçim vaatlerine bak hepsinin. Sana hak ettiğinizden çok küçük bir bölümünü sadaka, bir sus payı gibi önünüze sunmuyorlar mı? Ve biz kalbimizdeki tüm enerji ve üzüntüyle söylüyoruz; kendini senden kopmuş olanlardan ayır. Ayrılık yoluyla kazanacaksın, temsilci yok, milletvekili yok, parti yok.

Sen bu yazıyı okuyan vicdan sahibi kardeşim. Seçtiğin kişiler halka ihanet ettiğinde, halka eziyet çektirdiğinde bunun sorumluluğunu alabilecek misin? Senin seçtiğin asalaklar insanların ölümüne sebep olduğunda sen o ölen insanlara karşı suçlu duruma düşmeyecek misin?

Ya sen doğayı seven kardeşim. Oy verip meclise girmesine destek olduğun asalaklar şirketlerin doğayı tahrip etmesine izin verdiğinde ne düşüneceksin? Senin seçtiğin asalakların izin verdiği, kurduğu termik santraller, HESler, nükleer enerji santralleri, doğayı katlettiği, tarihi eserleri yok ettiği insanları yerinden yurdundan ettiği ve insanları öldürdüğü zaman kendine kızmayacak mısın?

Sen insan hakları savunucusu kardeşim. Seçtiğin kişiler meclise girdiğinde, faşizan yasalar uyguladığında, kolluk kuvvetlerine direnen işçilere, emekçilere, mücadele eden tüm insanlara şiddet kullandırttığında, halkların kardeşliğini hiçe saydığında kendine nasıl hesap vereceksin? Onlar Oy için, güç için, İktidar için insan öldürüp, bu ölümleri kutsayarak göz boyamadı mı?

Ve Sen; içinde biraz olsun özgürlük isteyen, hırsı olan kardeşim, seni yönetmeye ne kudreti ne erdemi yetecek olan asalaklara yönetme kudretini kendi elinle vermekten gocunmuyor musun? Bu meclisteki asalakların senin uymak zorunda olduğun yasalar yaptıklarını bilmiyor musun?

Sen özgür olmak isteyen insan, oy vererek kendi zincirini başkasının eline teslim ettiğini görmüyor musun? Emma Golman’ın “ Oy vermek bir şey değiştirseydi çoktan yasaklanırdı” sözünü söylemesinden bu yana çok şey değişmedi. Ve bizler her seçim bunun doğruluğunu daha iyi anlıyoruz. Oy vermek bir şey değiştirmez. Seni sanki bir şeyler kontrolündeymiş gibi göstermek ve seni susturmak için uydurulmuş bir yalandır oy kullanmak. Oy vermek koyunun kasabını seçme özgürlüğüdür. Sen oy kullanacak olan kardeşim, kasabını seç-mek yerine kesilmeyi reddet. Ve sadece reddetmen yetmeyecektir. Özgür ve eşitlikçi ilişkilerin vuku bulduğu bir dünya hayalini gerçek kılmak ve bunun için çetrefilli bir özgürlük mücadelesi vermen gerekecek. Sadece ve sadece o zaman onurlu ve insana yaraşır bir hayatımız olacak.

anarşistlerden seçim karşıtı bildiri