ahlaksızlığın, adaletsizliğin, yoksulluğun ve en önemlisi “saçmalıkların” ülkesine hoş geldiniz. ortalama veya üstün  zekaya sahip bir insanın bile anlam veremeyeceği şeyler yaşanıyor ülkede. şaka yapıyorum tabii ki herkes ne olup bittiğinin farkında sadece nereden bakacaklarını bilmiyorlar. kimi taraf olmaktan, kimisi yanlış tarafta olmaktan korkuyor. bir yanda sur, cizre, idil vs… bir yanda cerattepe, bir yanda gazi, küçük armutlu… örnekler çoğaltılabilir çünkü ülkenin her karış toprağını çoktan katliam bölgesi ilan ettiler. kürsüden ona buna atar yapan devlet yetkilileri, ülkeyi kaosa sürükleyen devlet yetkilileri, ülkeyi peşkeş çeken devlet yetkilileri, hazinenin mınna mınna koyan devlet yetkilileri, kentsel dönüşüm adı altında rant sağlayan devlet yetkilileri, allah din kitap diyen materyalist devlet yetkilileri, “sevişmeyin lan” diyen devlet yetkilileri, “taciz tecavüz” ettiren (buraya dikkat bu çok önemli) devlet yetkilileri, hem hakim hem savcı hem avukat hatta katip bile olabilen devlet yetkilileri, şu bedava bu bedava deyip geçiren devlet yetkilileri bla bla bla devam etmeyeceğim çünkü bitmeyecek. kıssadan hisseye devlet yönetmekten aciz, halkının düşmanı devlet yetkilileri. suçlu kim? bana göre ben. sana göre de sen olmalısın. gökyüzünden inmedi ya bu mahlukatlar. sen, ben getirdik oturttuk o koca kıçlarını geniş rahat koltuklara. oturttuk eyvallah da keşke yapıştırmasaydık değil mi? ya da kaldırmasını bilseydik keşke. bence kazımak lazım artık. o yada bu şekilde ama mutlak bir şekilde kazımak lazım bunları. sesimizin kısık çıkmaması, bileğimizin güçsüz olmaması, korkumuzun aklımızın önüne geçmemesi gerek. gezi gibi değerli, gazi gibi sürekli büyüyen isyan olmak gerek. durmayacaklar, hiçbir zaman durmadılar. onlar pasifize olmaktan korkarken bize pasif kalmak düşer mi? biz diyorum herhangi bir biz. herkes aynı şeyi söylüyor zaten değil mi? sen de haklısın ama ben sana bir şey söyleyeyim; bu ülkenin acil orgazm olması gerek. bunlar rahatlasın, az da biz yiyelim. umutla kal arkadaşım.