Giriş

Biliyo musun fizikokimya’da pauli dışlama ilkesi diye bi ilke var. Sahibi Wolfgang Pauli. Diyo ki bi atomda iki elektron aynı anda aynı enerji seviyesinde siksen bulunmaz. Ama konumuzun bunla bi ilgisi yok. Biz Pauli içleme ilkesinden bahsedeceğiz. Diyo ki alamanyada türklerin yaşadığı bi apartman neo-naziler tarafından ateşe verildikten sonra ” neo-nazileri siktir edin, biz hepimiz kardeşiz” Diyoki bi dünyada iki farklı insan aynı anda aynı yerde bulunur kardeşim…

Gelişme
Almanyanın hamburg kentinde bir sahil kasabası pauli. 18. yy.da cüzzamlıların, vebalıların atıldığı ve nezih hamburg’un korunduğu karantina bölgesi. Şimdilerde kerhane. Geçim kaynakları sex endüstrisi. Gerek beden satarak, gerek seviş oyuncakları üreten fabrikalarda çalışarak. Bu kasabada bir futbol takımı ve maçlarda tribünü dolduran bir taraftarı var. İsmi F.C. Sankt Pauli. Yani aziz pauli futbol klübü. Türkiye’de oynayan Deniz barış, uğur inceman gibi isimleri yetiştirmiş bi klüp. Altyapısında da onlarca türk kökenli oyuncu var. Çünkü genellikle göçmenlerin ve bahsettiğim gibi sex işçilerinin yaşadığı biryer. Hal böyle olunca yani karma bi etnik yapıda hiçbir ulusalcı zihniyet barınamıyor. Aksine anarşistler, sosyalistler, bulaşıcı hastalıklar nedeniyle tecrit mağdurları, hatta yerel seçimlerde komunistlere karşı bir eşcinselin seçimi kazandığı biryer. Ütopyanın ta kendisi capcanlı orada. Öyle biyer olmasa kurgu bi roman olsa yarısında bırakılacak cinsten belkide. Takımda kimler mi oynuyor? Kimin umrunda… Skor, taktik, teknik direktör, şampiyonluk, avrupanın en prestijli kupaları umrunda değil kimsenin. Tek dertleri Hsv’yi yenmek. Hsv hamburgun takımı. Yani dışlandıkları yerin. Dertleri onlara günün göstermek. Aranıza adamlara kızabilen var mı ?Tribünde tam bir karnaval ve en sert yazılamalardan daha sert tokat gibi vuruyor pankartlar adamın yüzüne.

Bu son fotoğraf da st pauli girls diye bi tanım var. Ta kendisi oluyor efenim. Dünyaca ünlüdürler. Pauli Avrupanın en büyük liman kenti olan hamburg’da sahil kasabası olduğundan, aylarca kadın görmeyen denizciler soluğu burda alıyorlar. Elindeki bira da sanıyorum paulinin forma reklamı.Çok merak eden varsa sanıyorum şuan almanya 2. ligindeler. Bi dönem bundesliga’da(almanya birinci ligi) da oynadılar.

Dönüyorum türkiyeye, herkes sonuca kitlenmiş, bir yabancı transfer zımbırtısıdır dönüüp duruyor. Köklü takımlarımız var evet ama kendi sevdalısı olduğum beşiktaştan yola çıkacak olursam tek yabancı benim için pascal noumadır. Sonra ferdinand falan gelir. Ama şuan takımda oynayanlara bakarsak hiçbiri beşiktaşlı değil. Hepsi sözleşmesindeki “0” fazlalığı derdinde.  Tribünler desen buralarda en büyük örnek çarşıysa bırak konuşmayalım bunları. Aç televizyonu izle bi iki spor programı ne kadar ciddi insanlar var bi gör. Komedi programı olmasını gerektirecek kadar ciddiler. Konuştuğu şey altı üstü bir lig ve en neticesinde spor dalı. Hatta çok değil bi kaç saat evvel fox diye bi kanalda aybaba diye bi adam söz vermiş beşiktaş derbide yenilirse saçı kazıtırım diye, onun polemiği vardı. masada bile oturan yok. Herkes ayakta. Programı sunan aybabayı kaldırmaya çalışıyor. Stüdyoda bi berber koltuğu var. Seyirciler arasında bi yaşlı berber. Elleri titriyor. Arada galatasaraylı yorumcuyla girilen sert polemikler de cabası. Oturdum izledim. Uzun zamandır gülmedim böyle. Neyse sonra bu benimki daha büyük hırsını çözmüş değilim halen. Bunların tamamen saçmalık olduğu yer pauli diye mi döneyim konuya bilemedim ben. çözüme geçeyim bitireyim en iyisi.

Sonuç
Efendim neticede futbol asla sadece futbol değildir. Tribünler aslında 1000lerce insanı bi araya koyabildiğimiz biryerdir. Böyle bakacak olursak ve makro düşünürsek şurda 6-7 milyar insanız dünya da bir tribün. Neden hepimizden tek slogan çıkmasın ki? Neden demeyelim ” faşistleri siktir edin. hepimiz kardeşiz”.