(Hitler) gireceği ortamlarda sigara içilmesini yasaklamıştı. Faşizmin diğer liderleri Napolyon, Mussolini ve Franco da sigaradan nefret ederdi. (…) Burada temel mesele kontrol etmek, size patronun kim olduğunu belletmektir. Hükümet kişisel alışkanlık ve davranışlarınıza ayar çekebilirse, ardından neler gelir! Sigara sağlığa zararlıdır ama faşizmden daha sağlıklıdır ve kişisel alışkanlıkların hükumetçe düzenlenmesi diktatörlüğe götürür.

Paul Joseph Watson – Smoking is Healthier Than Fascism

/

Devletin en üst temsilcisi olarak bu hükmün gereğinin yerine getirilip getirilmediğinin takibini yapmak benim asli vazifemdir. Ayrıca diğer tüm zararlı alışkanlıklarla birlikte sigaraya karşı mücadele etmek şahsi olarak benimsediğim bir prensibimdir. Sigara içme özgürlüğü diye bir özgürlük asla olamaz. Nasıl intihar etme özgürlüğü yoksa, kendi kendini ölümcül hastalığa maruz bırakma özgürlüğü yoksa neticesi bu sonuçlara çıkan zararlı alışkanlıklarla ilgili özgürlük de olamaz. Asıl olan sigara içenin değil, sigara içmeyenin özgürlüğünü korumaktır. Çünkü sigara içmeyen kişi tamamen kendi iradesi dışında bir tehlikeye, bir tehdide maruz kalmaktadır.

Devlet hırsıza karşı nasıl mal sahibini, teröriste karış nasıl masum vatandaşı korumak mecburiyetindeyse tütüne, alkole, uyuşturucuya karşı da vatandaşını o şekilde kollamak zorundadır. Bu çerçevede yürütülen tüm çalışmaların hem devletin en üst temsil makamı olan Cumhurbaşkanlığı makamı adına hem de şahsi olarak sonuna kadar arkasındayım, sonuna kadar destekçisiyim.

Tayyip Erdoğan