belki kazaları unutmak doğru ve hatta gereklidir. savaşların da türümüzün teşne olduğu bir kaza çeşidi olduğu kesin. eğer kazalarımızdan ders alabildiysek anıları canlı tutmak iyi bir fikir olabilirdi. ama ders almıyoruz. antik yunan’da en azından yirmi yılda bir savaş olması, çünkü her neslin savaşın nasıl bir şey olduğunu bilmesi gerektiği söylenirdi. bize gelince, bizler savaşı unutmak zorundayız, yoksa bu kanlı saçmalığa bir daha hiç bulaşamayız.

sosyal medya üzerinden savaş çığırtkanlığının zirve yaptığı dönemlerdeyiz. insanlık diye bir tanım varsa artık geçerli değil bu coğrafyada. ölü sayısını istatiksel olarak saymaktan ziyade nefret söylemleri, en “gore” film senaryolarını bile geride bırakacak düzlemde. bunu yapanların bir kısmı da 5 metre önlerinde savaş görseler arkalarına bakmadan kaçacaklar bunu hepimiz biliyoruz. savaşın ne olduğunu tam olarak bilmeyen bir nesiliz, savaşın içinde yeralmadan da toplum olarak empati kurmamız imkansız gözüküyor. bu durumu aşmada yardımcı olabilecek eserlerin başında ise steinbeck’in bir savaş vardı kitabı geliyor. nobel ödülü almış bir yazar, II. dünya savaşı’nın bilinmeyen yanlarını, aslında önemsiz gözüken ama savaş içerisinde yaşanan insani acıları çarpıcı bir dille anlatıyor. dünya üzerinde savaşlar devam ettiği sürece bu kitap değerini hiç yitirmeyecek.

bir savaş vardı
john steinbeck
Çeviren: elif ersavcı
Sel Yayıncılık
2015, 238 sayfa
ISBN: 978-975-570-722-8