Bir Bacağını Kaybeden Kuşun Hikâyesi

Yavrular artık yumurtaları kırmıştı ve başlarını yuvadan uzatıp çığlık atıyorlardı. Tenquita onlara yiyecek bulmak için uçtu. Colcgagua’da mevsim kıştı ve kar bir ayağını dondurdu. Kuş itiraz etti:
Neden beni topal bıraktın?
Kar:
“Çünkü güneş beni eritiyor.”
Tenqiuta güneşe yakındı, güneş:
“Çünkü bulut önümü kapatıyor.”
Bulut:
“Çünkü rüzgâr beni sürüklüyor.”
Rüzgâr:
“Çünkü duvar önümü kesiyor.”
Duvar:
“Çünkü fare beni kemiriyor.”
Fare:
“Çünkü kedi beni yiyor.”
Kedi:
“Çünkü köpek beni kovalıyor.”
Köpek:
“Çünkü sopa beni dövüyor.”
Sopa:
“Çünkü ateş beni yakıyor.”
Ateş:
“Çünkü su beni söndürüyor.”
Su:
“Çünkü inek beni içiyor.”
İnek:
“Çünkü bıçak beni kesiyor.”
Bıçak:
“Çünkü insan beni biliyor.”
Ve İnsan:
“Çünkü tanrı beni yarattı.”

Tenquita, düşe kalka ilerlerken, tanrı’yı bulmak için söyledi şarkısını. Tanrı da onu dinledi, bunun üzerine Tenquita Tanrı’ya, bacağını donduran karı eriten güneşin önünü kapatan bulutu sürükleyen rüzgârın önünü kesen duvarı kemiren fareyi yiyen kediyi kovalayan köpeği döven sopayı yakan ateşi söndüren suyu içen ineği kesen bıçağı bileyen insanı neden yarattığını sordu:

Amaan Tenquita,” dedi Tanrı, “beni yaratsın diye insanı yaratmak zorundayım ben.

Eduardo Galeano / Yürüyen Kelimeler / sf. 228 / Sel Ekim 2018

1 yanıt: “ Bir Bacağını Kaybeden Kuşun Hikâyesi ”
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir