beyaz zambaklar ülkesinde

ülkelerin gücü veya zayıflığı, halkların gönenci veya düşüşü sadece yöneticelerin salahıyla veya manevi hayatlarının kofluğuyla ilişkilendirilemez. her nasıl olurlarsa olsun, iyi kalpli de olsalar kötü kalpli de, kahraman da olsalar gaddar da, her daim kendi halklarının kanındandır yöneticiler. halkın ruhunun yansımalarıdır. kendi halklarının evlatlarıdır. halk nasılsa, onlar da her daim öyledir. bu yüzden, halkların hak ettikleri iktidarla ve yöneticilerle yönetildiği uzun zamandır söylenegelir.

grigori petrov, 1866-1925 yılları arasında yaşamış. rusya’nın en tanınmış papazlarından, en çok okunan halk yazarlarından birisi iken pek tabii her zaman olduğu gibi görüşleri nedeniyle kiliseden kovulduktan sonra kendisini tamamen yazarlığa vermiş. ülke içerisinde özellikle cumhuriyet’in yeni kurulduğu dönemde aydınlar tarafından pek tutulmuş. etkisinin de olduğunu söyleyebiliriz. kendisinin en çok tanınan ve okunan eseri var karşınızda. beyaz zambaklar ülkesinde.

bataklık ülkesi finlandiya’nın kısıtlı imkanları ile nasıl kalkınabildiğini anlatan ve gelişimin gerçek mimarı olan halka armağan edilmiş tarihsel bir çalışma. kurgu olan bölümleri olsa dahi çok önemli olduğunu düşünmüyoruz. bizim toplumumuz için hala maalesef oldukça geçerli olan “to-do list” barındırması itibariyle güncelliğini de koruyor. atatürk’ün vakti zamanında bütün okullarda okutulmalı dediği de söyleniyor. bizce de söylemiştir. zira en kısa özeti – eğitim.

okumanız ve okutmanız dileğiyle.

beyaz zambaklar ülkesinde
grigori petrov
türkçesi: furkan özkan
sel yayıncılık
2019, 176 sayfa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir