BEING A WALL IS NEVER AS EASY AS IT SEEMS

She touched the wallpaper. She touched me. I am not sure if they know each other but at times I can clearly see that they are almost the same.

Hiç bu kadar aşılamaz hissetmemiştim -sanki herhangi bir şey hissetmişim gibi daha önceden. Sahi, kim koyuyor evrenin kurallarını? Ben nasıl biliyorum evreni, kainatı? Ben neye sahip olduğumu bilmiyorum, ne olduğumu da çok bildiğim söylenemez. Kaskatı kesilmiş haldeyim. İki arada bir derede. Delirmelerin arasında bir paravan görevi görüyorum.. İki taraf da aynı aslında dediğim gibi. Yaratmanın sancısını izliyorum önüm arkam sağım solumda. Bugün bir adım attım (ya da evren bir adım geri gitti). Bilemediğim çok şey var, ama onların da bilemediği çok şey var. Mesela ben, beni bilmezler. Yıkıp aşmak istedikleri bu duvar, aslında onları dinlemekte ve hissetmektedir ya, ruhları duymaz. Sahi, ruhların atamasını kim yapar? Ruh ince bir toz bulutu mudur? Çoğunlukla aklımda pırıltılarla canlanır – aklım, aklım. İki duvar arasında sıkışıp kalınca, ikisinden de biraz biraz doğuyorum sanırım. Belki en başta hiç yoktum, ne zaman var olmaya başladığımı asla hatırlayamıyorum. Hafızamdaki ilk an, o iki elin birbirine dokunacak gibi olduğu andı. İşte o zaman ilk nefesimi aldım diyebilirim. İki nefes arasında bir duvar olarak dimdik durmak öyle kolay değil, arada eğilip bükülüp dökülmelisin. En azından ben öyle yaptım. Gölgelerim binbir tane, hepsi birbirinin ardına saklanıyor sürekli. Bir şeyler dönüyor, bir oyun parkında gibiyiz. (Daha önce hiç parka götürülmüş bir duvar görmedim. Daha önce hiç görmedim de zaten)

-BEING A WALL IS NEVER AS EASY AS IT SEEMS-

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir