Devlet işlerini gizli saklı biçimde çekip çevirebilenler devleti bütünüyle ellerine geçirirler; savaşta düşmana tuzak kurar gibi, barışta yurttaşlara tuzak kurarlar. Sessiz kalmanın çoğu zaman devlete yararlı olduğunu kimse inkâr edemez; ama gizlilik olmazsa devletin varolmayacağını da kimse kanıtlayamayacaktır. Birisine kayıtsız şartsız kamusal işleri teslim etmek, sonra da özgürlüğü koruyabilmek imkânsızdır ve önemsiz bir kötülüğü çok büyük bir kötülükle engellemek istemek deliliktir. Mutlak güce göz dikenler hep aynı nakaratı tutturmuşlardır: Siyasi bütünün çıkarı kamusal işlerin gizlice çekip çevrilmesini gerektirirmiş ya da buna benzer başka şeyler… Bunlar, bir yarar bahanesiyle sarılıp sarmalandıkça da, toplum giderek daha tehlikeli biçimde köleliğe yönelir.

Bu incelemede, mutlak yönetim düzeninin varolduğu bir toplum, ya da en iyilerin iktidarda bulunduğu bir toplum, tiranlığa sürüklenmemek için, ve barışla yurtttaş özgürlüğünün bozulmadan kalması için nasıl örgütlenmelidir sorunu ele alınmıştır.

Spinoza 1675-76 yıllarında yazmış; monarşi, aristokrasi ve demokrasi gibi yönetim biçimlerini yorumlamış. demokrasinin çoğunluk tarafından yönetilmek değil, herkes için özgürlük olduğunu vurgulamış. Yaklaşık 350 yıldır “demokrasimizde” hala anlaşılamadığını söylemek yanlış olmaz. Okumanız dileğiyle.

download . baruch spinoza – politik inceleme (.pdf)