geometrik düzene göre kanıtlanmış ve beş bölüme ayrılmış olan

yuvarlanan bir taş hayal et. bu bize özgürlüğü anlatmaz. şimdi istersen taşın, hareket etmekteyken düşündüğünü ve hareket etmek için elinden geldiğince çaba gösterdiğinin farkında olduğunu düşün. emin ol ki, sadece kendi çabasının farkında olduğundan ve buna karşı hiç de kayıtsız olmadığından bu taş özgür olduğunu ve hareketini istediği için sürdürdüğünü sanacaktır. herkesin sahip olduğu için övündüğü ve sadece insanların iştahlarının bilicinde olup onları belirleyen nedenleri tanımalarına dayanan şu insan özgürlüğü işte böyle bir şeydir. bir bebek, sütü özgürce içtiğine, genç bir delikanlı öç almaya ya da ödleğin tekiyse kaçmaya özgürce karar verdiğine inanır. ayyaş ayıldıktan sonra söylemeyi istemeyeceği bir şeyi sarhoşken zihninin özgür iradesiyle söylediğine inanır. aynı şekilde geveze, deli ve benzeri birçok kişi zihinlerinin özgür iradesiyle hareket ettiklerine, hiçbir şeyin onları buna zorlamadığına inanırlar. bu ön yargı doğal, bütün insanlarda ortak ve doğuştan olduğu için ondan kurtulmaları kolay değildir. aslında deneyim pekala yeterince gösterse de, insanların pek az becerebildikleri bir şey varsa o da iştahlarını kontrol edebilmeleridir.

download . baruch spinoza – etika (.pdf)