ayyuka, etilen ve sayıklamalar

kişisel yazıları pek tercih etmiyoruz aslında ama bazen paylaşma ihtiyacı olduğu bir gerçek ki bu yazının tek kişiyi ilgilendirmediğini de biliyoruz. günümüzün anlamsız bilgi bombardımanı ve günlük hayat koşturmacaları içinde boğuluyoruz. bu da gerçek. şahsen burada paylaşmak istediklerimin beşte birini paylaşabilirsem kendimi şanslı hissediyorum. bu duruma çözüm bulabileceğim günlerin gelmesi dileğiyle konumuza dönelim. okurken dinlemeye de başlayabilirsiniz;

ayyuka – hamam sefası (demo/ sanıyorum 2006)

ayyuka; 2001 yılında eskişehir’de kurulmuş, kanımca ülkenin en önemli gruplarından biri. (bilmeyenler için etilen de 2003 yılında eskişehir topraklarında harekete geçti) şehrin en aktif olduğu dönemlerdi. alt-kültürün bir şekilde oluşturulduğu ve yaşatıldığı. dönemin kısıtlı iletişim şartlarında aslında fanzinin ne olduğunu tam olarak bilemeden 2 adet sayı yayıp basarak dolaşıma sokmuştuk. heyecanlı ve aktiftik. yeterli sayıda basabilmek için grup olarak para denkleştiriyor ama yine de yetiştiremiyorduk. ayyuka karşıtatak-1 adını verdiğimiz kapak görselinde gördüğümüz sayıda dile getirdiğimiz, denk geldikçe şehrin enteresan mekanlarında takip ettiğimiz ve (umuyorum an itibariyle dinlediğiniz) amatörce kaydedilmiş kirli demo kayıtlarını defalarca dinlediğimiz bir gruptu.

geçen yıllar süresince, değişmeyen çok şey kaldığını sanmıyorum. ayyuka gelişti, biz değiştik, gelenler oldu, gidenler oldu, kalanlar oldu, ilerleyenler oldu. beni bu yazıyı yazmaya iten ise geçtiğimiz haftalarda zorlu psm’de dinleme şansı bulduğum ayyuka oldu. harikulade bir trafik sonrasında, zorlu center’ın otoparkına erişip avm tarafındaki enteresan profili tekrar anlamaya çalışarak ulaştığımız performans sanatları merkezinin girişinde ayyuka standı görebildik. bez çanta ve t-shirt’ler başarılı idi ki bir t-shirt aldık. (elinde hala etilen t-shirt’ü kalan ve giyen var mı?) sigara içmenin yasak olduğu (zaten sigara içmediğimizi belirttikten sonra ısrarla elimize tutuşturulmak istenilen metni 5 kere reddedip almadıktan sonra) ama içeriye gereğinden fazla bastıkları sis ile nefes almayı fazlasıyla güçleştirdikleri ortamda kendimizi bulduk. daha fazla biraz satarız diye grupları 2 saat geç çıkaran barların aksine zamanında ayyuka’ya kavuştuk.

gerisi çok fazla detaya girmeden fazlasıyla keyifliydi. hamam sefası çalınırken de bu yazıda yazmak istediklerim (evet yine beşte birini yazabildim) aklıma geldi. oralarda bir yerlerde bu yazdıklarımı okuyup tebessüm edecek o çok sevdiğim güzel insanlara selam olsun diyerek uzatmayalım. biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak, hep aynı hikaye, duyanlara selam olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir