Bir Ocak günü için isli ağıt

Yıllar önceydi… Babamın omuzlarında, ne başı ne de sonu belli olmayan bir insan selinin arasında bir sağa, bir sola salınarak ilerliyordum. Çok kızgındı babam. İnsanların bazıları kırgın, bazıları ise öfkeliydi. O güne dair en net hatırladığım iki şey dönüp durur her zaman kafamda. Biri kırmızı karanfiller… Hiç sevmem oldum olası. Nerede can sıkıntısı, nerede kara

Yeni harman

Sokak lambasının ışığı vuruyor on seneden fazla zamandır ellerime dert ortağı olmuş kadehime. Alev almış bir orman gibi şavkıyor kısa kısa dizler oluşturmuş izleriyle öpüşen çarşafı şarabın. Nefes alıyor o da, tıpkı bizim gibi. Yaşıyor, olgunlaşıyor ve son buluyor birinin kederinde. Her şarabın bir hikâyesi var, tıpkı bizim gibi. İç içe geçiyoruz her kadehte o