Menü Kapat

Yazar: zattirizatzat (sayfa 1 / 2)

anti-otoriter yayın, asiye’nin 2. çıktı!

Anti-otoriter haber, yorum ve tartışma dergisi Asiye’nin 2. sayısı çıktı, çıkıyor!

Sınıf savaşımı, doğa savunma ve hayvan kurtuluş mücadeleleri, kadın ve LGBT direnişleri, hükümetler, devletler ve faşistlerle tutuşulan kavgalar, tutsaklarla (sağlıklı veya hasta) dayanışma, Kürt direnişi, serhildan ve anarşistler, Direnistanbul raporu, domuz gribi, çalışmaya karşı genel greve, anarşizm ve grev, Venezüela?ya dair anarşist bakış, taş atan çocuklar, Chavez’in soytarısı Chomsky, İranlı eşcinseller, Fransa’dan güncel rapor; squatlar ve mekanlar, 90’larda Kürdistan’da çocuk olmak, Zeynep Celalyan yaşayacak, Soru(n)mlu vatandaş ve belediyeler, hayvan hakları ve yeni aydınlanma, Anarşist hareket, 2/5 BZ, Devlet-Ordu-Polis-Faşist terörü, doğanın yanıtı ve çöküşün semptomları, çevre STK’ları ne yapmak istiyor?, Bilginin toplumsallaşması ve okulsuz toplum mücadelesi, kentsel dönüşüm başka bir sürgün ve reklamlar….

Derginin basılı kopyaları şimdilik İstanbul’da aşağıda adı yazılı olan mekanlarda mevcut…Özellikle başka illerde derginin dağıtımını yapacak gönüllü arkadaşlar arıyoruz. Keza İstanbul’da dergiyi rahatlıkla koyabileceğimiz gözümüzden kaçan yerler varsa, lütfen tavsiye ediniz. Bunun için bizimle irtibat kurunuz. Herkese yetecek kadar dergimiz var.

Ne yazık ki, bunun bir de ceremesi var: 3 TL ?

İrtibat: aforumiletisim@gmail.com | http://www.internationala.org

KADIKÖY / İstanbul

  • Mephisto Kitabevi
    Caferağa Mah. Muvakkithane Cad. No: 5
    Kadıköy – İstanbul
  • Khalkedon Kitabevi
    Caferağa Mah.Sakiz sok. No:12 A
    Caferağa Spor Salonu Karşısı Bahariye/ Kadıköy

TAKSİM / İstanbul

  • Amargi Feminist Kitabevi
    Katip Mustafa Çelebi Mah. Tel Sok. No: 16 Beyoğlu-İstanbul
  • Mephisto Kitabevi
    İstiklal Cad. No.125 Beyoğlu – İstanbul
  • Semerkant Kitabevi
    Süslü Saksı sok.
  • Simurg Kitabevi
    Büyükparmakkapı Sok.

AVCILAR / İstanbul

  • Birarada Kafe
    Marmara cad., Ozan Bağcılar İş Hanı, Kat:1 – Avcılar – İstanbul

Antalya

  • Kitap Kurdu Sahaf (valiliğin karşısında)
  • Nabu Sahaf (valiliğin karşısında)

Mersin

  • Ütopya Kültür Merkezi

Eskişehir

  • Şimdilik zattirizat@riseup.net adresine e-mail atarak ulaşabilirsiniz.

na-mekan

Aklımızdan geçen ilk düşünce her zaman bi yere gidip bir şeyler alıyoruz onun yerine hem kendi yerimiz olsa hem de alacağımız şeyi ordan alırız hem kim rahat konuşma imkanına kavuşur daha kolay bir şeyler üretebiliriz olmuştu. aradık alsancak olsun istedik izmirde gidilecek başka bi yer olmadığından. alsancakda bulduk sonra orasını yapamadık başka bi yere gittik orayı tuttuk… çay ocağı olsun istedik hem herkes içiyor hem de ucuz diye, umudumuz içinde çeşit çeşit çayın bulunabileceği kolektif bi yer olması idi… kolektif çalışarak bir şeyleri beceremeye çalışıyoruz. lavabomuzu kendimiz yaptık. eksiklerimizi tam olarak tamamlayamasak da kolektif olarak herkesin katılımı ile hemen bitirebileceğimizi biliyoruz. anti-otoriter, anti-faşist, anti-seksist yerimizi herkesin katkılarını sonuna kadar sürecek şekilde hep birlikte açmak istiyoruz… çay evimizin ismi na-mekan 19 aralık cumartesi saat 15:00 de açılıyoruz. katkısı, önerisi, çay içmek isteyeni… herkesi bekliyoruz. herkesle paylaşmanız ile…

Dayanışma Bizim Silahımızdır.

1461 Sokak No:2/A Alsancak/Izmir

“zattirizat” radyo

büyük uğraşlarım sonucunda bir radyo oluşturmayı başardım. Üstelik canlı bir radyo yaptım. Aslında o kadar da zor değilmiş. Flatcast üzerinden yaptım radyoyu.

http://www.dinleyin.de/zattirizat

Adresinden radyoya ulaşabilirsiniz. Radyoyu dinlemek için ( bu radyoya özel değil hepsi için geçerli ) çok küçük bir eklenti kurmak gerekiyor.

Daha tam olarak yayın yapacağım saatleri belirlemedim. Başarmanın heyecanı ile ama buradan ayrıntılı olarak geçerim yakında. Nihayetinde yazda gireceği için gelecek sene daha düzenli bir şekle de girer diye düşünüyorum.

Şarkı çalarım diyenlere de açığım tabi bu arada.

ege üniversite’sinde altkültür günleri

Ege üniversitesi Sinema Topluluğu ve Şiir Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği ve Altıkırkbeş Yayınları’nın desteğiyle gerçekleşecek olan etkinlik 3-4 Mart tarihlerinde Ege Üniversitesi kampusündeki Kültür Sanat Evi’nde yapılacak.

Dada, Sürrealizm, Beat, Punk, Siberpunk, Sitüasyonizm gibi alt kültür kavram ve kuşakları üzerine sunumların yapılacağı etkinlikte ayrıca, çeşitli gösterim ve performanslar da izleyicilerle buluşacak. Film gösterimi, konser, stencil atölyesi ve çeşitli şiir performanslarıyla renklenecek olan konferans, spontane gelişen bir durum şenliği olma amacı taşıyor.

KATILIMCILAR:

Rafet Arslan
1972 İzmir doğumludur ve Eylül adında bir kızı vardır. Son terk ettiği bölüm iktisattır. Albemuth Bilimkurgu, Düzensiz Alternatif Kültür/Sanat mecmuası’nı çıkarmış; metinleri Cey, Siyahi, Milliyet Sanat, Karakalem, Kadıköy Underground Poetix dergilerinde yayımlanmıştır. Bilimkurgu Öyküleri, Bir Bienal Bir Bilanço kitaplarında yer almıştır.

İnan Mayıs Aru
Ankara’da doğdu. Aralarında E.Ü. Sosyoloji bölümünün de bulunduğu bir çok bölümü bıraktı. Çeşitli çevirmenlik çalışmaları yaptı: Er-Tarih’e Karşı, Leviathan’a Karşı. Çeşitli dergilerde çevirileri yayımlandı. Altıkırkbeş Yayınları ve Kadıköy Underground Poetix dergisinde editörlük çalışmalarına devam etmektedir.

Şenol Erdoğan
1977 senesinde bugünkü Makedonya topraklarında yer alan eski Yugoslavya?da İştip?te doğdu. Simyanın Sinemacısı Jim Morrisson HWY ve Sinematografik Vizyon Notları Üzerine, Quantin Tarantino, Wim Wenders, Fransız Sineması, Garip Hareketi ve Beat Kuşağı kitaplarını yazmış; Sitüasyonist Enternasyonal, Dada Manifestoları, Mimar Wittgenstein, Risale-i Punk, Düş Makinesi, Sinema Manifestoları Sinemadan Videoya Görüntünün Yazılı Tarihi, Howl-Uluma, Charles Bukowski ve Beat Kuşağı kitaplarını hazırlamıştır. Şu anda Kadıköy Underground Poetix ve ALTIKIRKBEŞ YAYIN’da yayın yönetmenliğine devam etmekte Kadıköy?de yaşamaktadır.

Erinç Güzel
Bişkek’te doğdu. Eğitim hayatını Tükiye’de tamamladı. Punkla tanıştı ve müzik yazarlığına başladı. Yazıları Laneth ve NME Türkiye dergilerin yayınlandı. Türkiye’de gerçekleşen önemli konserlerde organizatörlük yaptı (Amon Amarth, Judas Priest, R.E.M. vs.).

Kerem Kamil Koç
1978 senesinde Brüksel’de doğdu. Latin dili edebiyatı ve Fars dili edebiyatı üzerine eğitim gördü. Hakemli hakemsiz dergilerde, fanzinlerde yazıları yayımlandı. Mc Kenzie Wark’ın Bir Hacker Manifestosu çalışmasına sunu hazırladı, hack kültürü ve sanat arasındaki bağlantılar üzerine çalışan Kerem Kamil Koç, 4 ayrı karşı-kültür web platformunun kurucu üyeliğini sürdürmekte, deneysel video işleri çekmekte ve bunları sergilemektedir. Kadıköy Underground Poetix dergisi sorumlu editörlüğünü yürütmekte, şu an “müstehcen” isimli sergi çalışması için çalışmaktadır.

Mehmet Ada Öztekin
İstanbul’da doğdu. Birçok video, klip ve film çalışmasında yer altı. Çalışmalarından bazıları: Devrim Arabaları (yönetmen yardımcısı), Gripin – Karışmasın Kimseler (klip yönetmeni), Cenk Taner – Ne Zaman Gitti Tren (klip yönetmeni), Uluma – kısa film (yönetmen), Bukranium – kısa film (yönetmen).

Oya Yalçın
Ankara’da doğdu. İstanbul Üniveristesi gazetecilik mezunudur. Çeşitli röportajları underground dergi ve fanzinlerde yayınlandı. 2007 tarihli Videoist sergisi oldukça ses getirdi. Kargart’ta çeşitli sergiler açtı, sunumlar yaptı. Halen Kargart’ta çalışmalarını yürütmekte ve Altıkırkbeş Yayınlarında çalışmaktadır.

PROGRAM:

3 Mart Salı

12.00 BOŞTA GEZER’İN ŞİİRİ

  • Rimbaud & Baudlaire – giriş

13.00 SÜRREALİZM

  • Sürrealizm nedir? – panel
  • Alfabetik Düşler – film gösterimi

14.30 DADA

  • Dadaizm Nedir? – panel
  • Dada Performans – performans

16.00 SOKAK SANATI

  • Stencil Nasıl Yapılır? – atölye

17.30 BEAT

  • Beat nedir? – panel
  • Uluma – film gösterimi

4 Mart Çarşamba

12.30 SİTÜASYONİZM

  • Sitüasyonistler kimdir? – panel
  • Gösteri Toplumu – film gösterimi

15.00 BALLARD – İÇ UZAY – SİBERPUNK

  • İç uzay ve bedenin dönüşümü – panel

16.30 PUNK

  • Punk nedir? – panel
  • Punk Tavrı – film gösterimi
  • Punk konseri
YER

Ege Üniversitesi Kültür Sanat Evi
Bornova Metro durağının 400 metre güney doğusu Yeşil Köşk arkası
Ege Üniversitesi Kampüsü / Bornova/ İzmir

sınırlara hayır kampı – 2010

Herkese selamlar,

“Sınırlara hayır” mail grubunun kurulduğu haberiyle başlamak istiyorum. Bu mail grubu neden kuruldu? İhtiyaç var mıydı buna? Bu sorulara cevap vermeye çalıştıktan sonra naçizane birkaç öneriyi tartışmak üzere sunmak istiyorum.

Bu coğrafyada ilk defa 2008 yılının eylül ayında İzmir’de düzenlenen ‘Sınırlara Hayır!’ kampının, ilk olması nedeniyle organizasyon konusunda belli aksaklıkları barındırdığını çeşitli vesilelerle farklı ortamlarda konuştuk, tartıştık. En önemli olanı (diğer sorunları konuşmanın en azından şimdiden gerekli olduğunu düşünmüyorum) kampın ve etkinliklerinin çok iyi duyurulamamasıydı. Bu mail grubu, bu sorunu gidermek ve yeni bir kamp organize etmek için ihtiyaç duyacağımız iletişim ortamını sağlayabilir.

Yeni bir sınırlara hayır kampını Van’da organize etmeyi öneriyorum. Van, sınır bir şehir olması ve tam da bu yüzden içinde yüzlerce göçmeni barındırması nedeniyle böyle bir kamp için anlamlı bir yer. Ayrıca, yanı başımızda sürmekte olan savaşın en sıcak yaşandığı yerlerden biri. Kampı, bu yakıcı sorunları gündem edebileceğimiz bir genişlikte ele aldığımız takdirde işlevsel bir hale getirebileceğimizi düşünüyorum.

Bunun gerçekleşme olasılığı nedir? Olmayacak bir şeyin peşinden mi koşuyoruz? Bunu kuracağımız temaslar, yapacağımız alan çalışmaları ve zaman gösterecek.

Bir de zaman önerim olacak. Kampı 2010 yılında düzenlemeyi öneriyorum. Geniş bir zaman aralığımız olacağı için bu süre boyunca daha iyi organize olabiliriz.  Örneğin, bu süre zarfında işlevsel bir blog site oluşturabiliriz. Daha önceki sınırlara hayır kamplarından dökümanları, bilgileri paylaşabiliriz. Aynı zamanda yapacaklarımızı duyuracağımız bir platform olabilir.

Fazla gevezelik etmeden bağlamak istiyorum. Bunlar şimdilik aklıma gelenler. Yeni öneriler ve fikir alışverişleri için bir kışkırtma işlevi görmesi ümidiyle…Şimdiden ufak adımlar atmaya başlayalım bence..

deniz özgür

Grup tanımı: özelde mültecilerin yaşadıkları hak ihlallerini genelde ise ülke sınırları nedeniyle mağdur olanların ve bu konuyla ilgilenenlerin iletişim kuracağı bir grup.
Grup Linki:http://groups.google.com/group/sinirlarahayir2010?hl=tr&pli=1

metrodaki kemancı

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.

Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder..

Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.

Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.

En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.

Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.

Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı…

Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell’in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? İdi…

Bu deneyden çıkarılacak kıssadan hisse ise, dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa, başka neleri kaçırıyoruz acaba?

buradan izleyebilirsiniz de…

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.