anti-otoriter yayın, asiye’nin 2. çıktı!

Anti-otoriter haber, yorum ve tartışma dergisi Asiye’nin 2. sayısı çıktı, çıkıyor! Sınıf savaşımı, doğa savunma ve hayvan kurtuluş mücadeleleri, kadın ve LGBT direnişleri, hükümetler, devletler ve faşistlerle tutuşulan kavgalar, tutsaklarla (sağlıklı veya hasta) dayanışma, Kürt direnişi, serhildan ve anarşistler, Direnistanbul raporu, domuz gribi, çalışmaya karşı genel greve, anarşizm ve grev, Venezüela?ya dair anarşist bakış, taş

okumaya devam

na-mekan

Aklımızdan geçen ilk düşünce her zaman bi yere gidip bir şeyler alıyoruz onun yerine hem kendi yerimiz olsa hem de alacağımız şeyi ordan alırız hem kim rahat konuşma imkanına kavuşur daha kolay bir şeyler üretebiliriz olmuştu. aradık alsancak olsun istedik izmirde gidilecek başka bi yer olmadığından. alsancakda bulduk sonra orasını yapamadık başka bi yere gittik

okumaya devam

“zattirizat” radyo

büyük uğraşlarım sonucunda bir radyo oluşturmayı başardım. Üstelik canlı bir radyo yaptım. Aslında o kadar da zor değilmiş. Flatcast üzerinden yaptım radyoyu. http://www.dinleyin.de/zattirizat Adresinden radyoya ulaşabilirsiniz. Radyoyu dinlemek için ( bu radyoya özel değil hepsi için geçerli ) çok küçük bir eklenti kurmak gerekiyor. Daha tam olarak yayın yapacağım saatleri belirlemedim. Başarmanın heyecanı ile ama

okumaya devam

ege üniversite’sinde altkültür günleri

Ege üniversitesi Sinema Topluluğu ve Şiir Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği ve Altıkırkbeş Yayınları’nın desteğiyle gerçekleşecek olan etkinlik 3-4 Mart tarihlerinde Ege Üniversitesi kampusündeki Kültür Sanat Evi’nde yapılacak. Dada, Sürrealizm, Beat, Punk, Siberpunk, Sitüasyonizm gibi alt kültür kavram ve kuşakları üzerine sunumların yapılacağı etkinlikte ayrıca, çeşitli gösterim ve performanslar da izleyicilerle buluşacak. Film gösterimi, konser, stencil atölyesi

okumaya devam

sınırlara hayır kampı – 2010

Herkese selamlar,

“Sınırlara hayır” mail grubunun kurulduğu haberiyle başlamak istiyorum. Bu mail grubu neden kuruldu? İhtiyaç var mıydı buna? Bu sorulara cevap vermeye çalıştıktan sonra naçizane birkaç öneriyi tartışmak üzere sunmak istiyorum.

Bu coğrafyada ilk defa 2008 yılının eylül ayında İzmir’de düzenlenen ‘Sınırlara Hayır!’ kampının, ilk olması nedeniyle organizasyon konusunda belli aksaklıkları barındırdığını çeşitli vesilelerle farklı ortamlarda konuştuk, tartıştık. En önemli olanı (diğer sorunları konuşmanın en azından şimdiden gerekli olduğunu düşünmüyorum) kampın ve etkinliklerinin çok iyi duyurulamamasıydı. Bu mail grubu, bu sorunu gidermek ve yeni bir kamp organize etmek için ihtiyaç duyacağımız iletişim ortamını sağlayabilir.

Yeni bir sınırlara hayır kampını Van’da organize etmeyi öneriyorum. Van, sınır bir şehir olması ve tam da bu yüzden içinde yüzlerce göçmeni barındırması nedeniyle böyle bir kamp için anlamlı bir yer. Ayrıca, yanı başımızda sürmekte olan savaşın en sıcak yaşandığı yerlerden biri. Kampı, bu yakıcı sorunları gündem edebileceğimiz bir genişlikte ele aldığımız takdirde işlevsel bir hale getirebileceğimizi düşünüyorum.

Bunun gerçekleşme olasılığı nedir? Olmayacak bir şeyin peşinden mi koşuyoruz? Bunu kuracağımız temaslar, yapacağımız alan çalışmaları ve zaman gösterecek.

Bir de zaman önerim olacak. Kampı 2010 yılında düzenlemeyi öneriyorum. Geniş bir zaman aralığımız olacağı için bu süre boyunca daha iyi organize olabiliriz.  Örneğin, bu süre zarfında işlevsel bir blog site oluşturabiliriz. Daha önceki sınırlara hayır kamplarından dökümanları, bilgileri paylaşabiliriz. Aynı zamanda yapacaklarımızı duyuracağımız bir platform olabilir.

Fazla gevezelik etmeden bağlamak istiyorum. Bunlar şimdilik aklıma gelenler. Yeni öneriler ve fikir alışverişleri için bir kışkırtma işlevi görmesi ümidiyle…Şimdiden ufak adımlar atmaya başlayalım bence..

deniz özgür

Grup tanımı: özelde mültecilerin yaşadıkları hak ihlallerini genelde ise ülke sınırları nedeniyle mağdur olanların ve bu konuyla ilgilenenlerin iletişim kuracağı bir grup.
Grup Linki:http://groups.google.com/group/sinirlarahayir2010?hl=tr&pli=1

metrodaki kemancı

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider. Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra

okumaya devam