Menü Kapat

Yazar: yorumcu

99 Francs – 99 YTL . 2007

“Herşey satın alınabilir;
Aşk, Sanat, Yeryüzü,
Sen,
Ben,
Özellikle de ben.”

Tüketim toplumu olan bizleri çoktan çözümlemiş ve esiri etmiş reklam sektörünün kendini inceleyip imha etmesiyle ilgili bir fransız filmi. ben sevdim. inşallah siz de izler seversiniz.

99 Francs

çin işi japon işi yerli malı yurdun malı.

Japon tarım ve orman bakanlığının yaptırdığı ve yayınladığı informasyon animasyonu.

afiyet olsun.

hala izlememiş olanlara

Bunu izledikten sonra siyasetti-politikaydı-adaletti hepsinin söylerimden vaz geçip “sadece” ve “sadece” bunun üzerine yoğunlaşmamız gerektiğini düşündüm. Çünkü o sarı oku düzeltmedikçe ne yaparsak yapalım boşa kasmış olucağız. üçülenin de ana teması bu olmalıdır.

Story of Stuff

Ben de yazayım…

Etilenle çok uzun zamandır sevişiyoruz, çok uzun soluklu bir ilişki oldu. Nerdeyse birbirimizi yaşadık, yaşattık. Ama ne oldu bilemedim araya giren kilo metreler mi yedi bitirdi bizim iletişimizi anlayamadım, soğuttu beni kendinden. Sadece şikayet eder oldu, hiç fikir üretmeden.

Belkide doğduğu şehirden etkilendi… Beden öğretmenimizi çok sevmezdim, ama okulun ilk haftası bize bir şey demişti: “Zeki insanlar ortamlarına uyum sağlar, ordan almaları gerekenleri alırlar” diye. Yanlış bir sözdü ama etilen bunu doğrularcasına zekilik mi etti naaptı?.. Şehrin emolarının arasına katıldı. Evet belki saçını fönlemedi, gözüne kalem çekmedi ama küçük emrah gibi hep ayrılamam türküleri söyledi. İçli bir çocuktu orası doğru ama gözü pek bir o kadarda anlayış ve hoş görü sahibiydi. Arkadaşlarının derdini dinler, kendi dertleriyle alay eder gülümsetirdi insanları. Dünyayı kaale alırdı buna rağmen derslerine çalışmasada çalışmasının gerektiğini öğrenmişti. Çünkü öyle yada böyle birşeyin çarklarıyla dönerdi dünya, sıkıntının işine geldiğine göre çalışan çarklar olduğunu onların bozukluklarının giderilmesini düzelmiyeceklerin değiştirilmesini savunurdu. Makinenin yıkılmasını değil!

Bazı bazı haytalık ettik, bazı bazı fakir gezdik, tükettik. Ama bunların hiç biri olmadı benliğimiz. Özgürdük evet, ama bunun nedeni kimseyi dinlememiz değildi. Bunun nedeni kendi kafamızda kalıplara girmedik, hep objektif olucaz dahil olmuyacağız diye yineledik, bazılarımızın babası solcu bazılarımızın babası sağcıydı, ona görede eğitimler aldık. Biz bunlarıda reddetmedik, daha büyüğünü başardık ikisinede dahil olup ikisininde taraftarı olmadık. En fazla taraftarlığımız futboldaydı, onun maçlarınıda beraber izledik. üœzümü bırakın yemeyi, yiğemesek bile bağcıyı dövmedik.

Aramız mı açıldı ne? Uzak mı kaldık birbimizin muhabbetlerinden, ya ben değiştim ya da hergün resmini üzerimde taşıdığım etilen mi değişti bilemedim. Ne desem?..

“Belki de susmak, gerçeği anlatmanın tek yoluydu.”

Rüzgara karşı altın sarısı manzaralar…

1 Mayıs’a az kaldı herkes uzuvlarını dükkanlarında hazır tutmuş sabırsızlıkla uzağa işeme yarışını bekliyor.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.