Menü Kapat

Yazar: taran sivaznic

varoluş çabasından sıyrılma planları – inilti

varoluş içinde her insana dikte edilmiş, esnekliksiz ve düşünsel hareketleri sınırlayan genel bir yapı var etrafımızda sanki.

hızla akan zaman içinde anlık da olsa bunu fark edip, bunun için bir şeyler yapma çabası içine giren kişilerin gezegenimizdeki sanatın her türünü oluşturan kişiler olduğu kanısındayım ben.

programlanmış bir mekanizma gibi hareket eden insan yığınları içinde kimi yargılardan uzaklaşıp,size soluk aldırabilecek kelimelerin sıralandığı bir şiir kitabına odaklamak istiyorum sizi.

akıl hastalarının yazdıkları şiirler (inilti) bir dönem bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde bir dönem personele okuma yazma eğitimi vermiş olan bedia tuncer’in derleyerek yayımlanmasına vesile olduğu bir ürün. 1964 senesinde matbaa teknisyenleri basımevince basılmış. ayrıca solucan fanzin‘in tıpkıbasım olarak tekrardan dolaşıma soktuğunu hatırlatalım. fanzinlik üzerinden bu guzide esere ulaşabilirsiniz.

sağlıklı okumalar;
download . akıl hastalarının yazdıkları şiirler  (.pdf)

zamana dair

Bir gün,
Solan güzellikler peşinde
Veya
Tatlı gülümseyişler üzerinde
Kıvrımlı ve ince bir yol
Bir serin,bir usul yamacı dolaşan
Sancılı bir doğum üzeri beklerken
Yahut özlemler içinde

Ve artık burada.

Aslında,
Tatlı ve acı tüm bekleyişlerin
Bir anlamı olmadığı
Ve bulutsu bir güzellik
Pembe bir etek gibi
Ayaklarına dökülen
Hayat karmaşıklığı
Çok uzalarda
Belki görülmeyen bir noktada
Sana doğru bakıyor olması bile
Korkutamaz seni

Burdayız.

Yalın ve bir o kadar yalnız
Gece düşleri gibi
Kuş tüyü yastıklarda uyuduğun yatakta
Gümüş
Sırma bir kolye gibi
Boynunda asılı duran
Üzerinde durdugu halde
Anlamını bilmediğin
Teninde duraksayan bir öpücük
Zamanı durduran
Ve geri gelemeyecek pek çok olgu
Seni sen yapan
Doğum sonrası,kıvrımlı yolların
Ve ılık esintinin kaynağısın

Yelelerini tuttuğun
Altında köpük gibi akan zaman
Bu an sadece
Bakarken aynadaki yüzüne
Umut dolu
Yahut
Ağlamaya çalıştığın an gibi
Şimdiki zaman
Ve
Törpülenen onlarca yıl
Artık yakınında görünen bir dağ gibi
Gölgesi avuçlarının içinde
Ellerini yıkarsın
Ve bugünü anımsarsın
Herhangi bir günmüş gibi
Güzellikler içinde

uyuyan düzenin yırtıcı kuşları

şimdi bir rüzgar.
bir akıl.
masmavi.
sancılı bir değirmen.
güzegahı dost bir salyangoz.
güneşe doğru yürümekte.
elleri karanlığa yığılı.
insanlar beyhude yüzlerde.
kenar alev almış.
bir hıdırellez gecesi belkide.
kana susamış bir kaç köpekbalığı.
aklımız bombalarda.
yağızlar, sümerler, etiler, babiller.
ve kımıldamaz bedenler bu rüzgarda.
susuyoruz.
susuyoruz ama bir bildiğimiz var oluşundan değil.
büyük bir halka var güneşin dış çeperinde.
ışıksız susuyoruz.
bir kadın eli değmiş berrak bir erik ağacına.
kargalar yanasmaz olmus dallara.
siyahlar, kelaynakar, rumuzlar, etlikler, sosyeteler mantığına gömülmüş halkın direnci.
bir bildiğimiz yok elbette.
ama herkesin hülyasına doğmuş geceden kalan muhabbetin iniltileri.
biz sarhoşuz.
orman güvencede.
kediler ay ortası uykusunda.
ve parıldar zaman aydınlatmak için geceyi.
ağlamak yakışmaz bundan gayri hiçbir düşünceli yüreğin gözüne.
medeniyet bu olsa gerek.
bir kelebeğe bağladığımız renkli bir paçavra medeniyet.
renkleri bize ait.
ve biz yalan tamamlayıp bir ömür bitiriyoruz yine.
eyy gamsız zaman.
sana kin borçlu her bir birey.
alıp gittikklerine dair düşündüklerimiz.
ve bizi biz yaklaşımlar için sana kin borçluyuz.

unutmanın sanatı

günümüz ahlak yapısı içinde unutmanın değersizleştirme olduğu ve dolayısıyla unutulan her şeyin kazanca dönüşeceği gerçeği ortalığı kasıp kavurmakta.insan belleğinde “kazanılmış eksiklik” diye tanımlayabileceğimiz bu eylemin gerçekte neden var olduğu tartışması pek çok hikaye ve filme konu olmuş durumda.

ben işin derinine inmeden kısa bir şiirle belleğimizdeki unutulmuş tanımlara dokunmak istedim.

ellerinde geçen bir geceden sonra

unutmak her şey idi

ve baştan başa

maviye boyamak bütün rüyaları

bitirircesine adeta 

uzun bir yokuşu

bir solukta

unutmak

mavi idi o geceden sonra

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.