Yazar: sisifos

her darbesinde çoğalan cızırtı
bir radyo frekansı
değil
yağmur damlaları
çoğalan ve tekrar çoğalan
vakitsizce değiştirilmiş bir istasyon

ya ağırlığından düşmek isterse damla
gürültüler tanrıdan tanrıya
damlalar yapraktan yaprağa
ağır ağır düşerken

şimdi vaktidir yeni bir cızırtının
acısız değil elbet biraz sıcaklık verir
rögar kapağından buluşalım
ki çamurlara yapışalım

sığınalım her kaçışın kaçabildiği deliklere
elbette çağırır bizi gürültü
biraz hüzünlü
biraz düşündü
çevir sağa ve sola
çelik radyodan kırmızı parıltıdan
vuran ışık
ne denli yumuşak karıncalara eş
androidlere salıncak
biraz sonra sağanak, biraz solda toprak
paslı radyoda

paslı radyoda

pas

ZİNCİR

Biri demişti bana çerçeveleri var insanların.
doğru!
dağınık renkleri
karışmış silüetleri
ile.
yakalanamaz hiçbir insan
zincirdir onun mekanı
yakaladığın da öyle
ya insan
ne zaman saftır,
ne zaman renksizdir sence?
mevsimsizdir insan, üşür elbette o da.
onun zinciri üşümektir zaten.
üşüdüğünü bilmektir
düşündüğünde
in
san.
safdilliktir zincirlere girmek.
renkler emrindedir emridir renklerin
budur bahsettiğim küçük insan.