Menü Kapat

Yazar: sipréum (sayfa 1 / 2)

Amasunzu-Ruanda

Bundan seneler önce, Ruanda’da belli bir yaşa gelen çocuklar ibisage denen saç stilini, evli kadınlar ise uruhanikayı kullanıyordu. Yeni evli kadınlar saçlarını kendi doğasına teslim eder, gutega urugori denen stile sadık kalırlardı. Fakat erkekler ve genç kızların tercih ettiği saç stili amasunzu, aralarından en dikkat çekicisiydi belki de. Kimisi için asaletin, doğurganlığın veya savaşçı ruhun temsilcisi iken kimi kadınlar içinse evde kamış kız kurularının saç stiliydi. Ama gençlerin içini her zaman bir an önce büyüme arzusuyla doldurdu. Şimdilerde ise amasunzu yaptıran gençler bunun bir farkındalık sembolü olduğunu ve kültürlerini böyle kucakladıklarını düşünüyorlar.

Rise and Shine Rwanda, Yüksel ve Parla!

birçok şehirde yaşadım, ve araştırmalarımı saç üzerine yaptım
ve sadece Ruandalılar saçlarını kesebilirdi
sonrasında konoliler gelip bunu değiştirdiler
geldiklerinde, sadece Ruandalıların saçlarını kestiğini fark ettiler
bunun Pagan olduğuna karar verip yasakladılar
Ruandalılar yabancı kültürleri kucaklamaya başladılar
amasunzudan başlayıp yanı kısa tepesi uzun stillere…
geçmişte, geleneksel amasunzu hemen hemen yasaklanmıştı
50 veya 60 yıl, ve hala yanı kısa tepesi uzun saçlar (high top fade) taklittir
tatoo ve piercinglerden önce
amasunzular Ruandalıların gerçek ortak paydalarıydı
ve bu sizi grurlandırırdı. Ruandalıları eşsiz yapardı.

Ruanda gururunun tekrar öne çıkmaya ihtiyacı var
başkalarının yaptığını yapmak yerine, önce,
kendi kültürümüzle ve mirasımızla gurur duyalım
bunu için hala bunlarla övünüyorum
gençlere atalarının neler yaptığını, pagan olmadıklarını göstermek için
yabancıları kutsal sayıp kendini pagan olarak çağıramazsın
herkes amasunzuyu sadece desteklememeli
farklı kesimler yapmalılar
dünyaya kendi saçlarının Ruanda kökenli olduğunu göstermek için

bandista – ki buradayız hâlâ…

biz ırk değil sınıf kardeşleri,
biz sizin dünyanızın lanetlileri,
biz geldik.
siz tarihin sonunu ilan etmiş
liberal uzlaşınız içinde
şen kahkahalar atarken
duydunuz di’ mi sokakların sesini?
duydunuz yüzyılların lanetini
bitti sandınız ama biz daha yeni geldik
yeni geldik.

“Ki buradayız hâlâ…
Burada… Kobanê’de mesela…
Biz, muhalefet ve mukavemet âlemimiz!

Tekrar tekrar söylüyoruz, yazıyoruz, eyleme döküyoruz, hemzeminler yaratıyoruz, sınırları aşıyoruz, belleği taşıyoruz, hayatımızı savunuyoruz, aşk duyuyoruz, cüret ediyoruz çünkü yükselir dalga; dalga, dalga…”

 

Daha öncelerde, taa 2009’da paylaşmıştık sizinle bANDİSTA’yı.

Şimdiyse, eylül 2014 çıkışlı yeni albüm “Ki buradayız hâlâ” ücretsiz, copyleft ve indirmeye, çoğaltmaya açık.

http://tayfabandista.org/ki-buradayiz-hala/

indiriniz! çoğaltınız! dağıtınız!

 

“İlk Öpücük” ve parodileri

Bir yabancıyı partide sarhoş kafayla öpebiliriz, kim oldukları da pek umurumuzda olmayabilir. Feci eğlencelerimiz var; ama kabul edelim dostum, sanatlı mizahlarımız falan eksik kaçıyor.

Tatia Pilieva tarafından yönetilen Undress me (Soy Beni) zaten Etilen sayfalarına düşmüştü. Yine aynı sanatçının, yine birbirini hiç tanımayan, daha önce hiç görüşmemiş  insanların birbirleri ile öpüştükleri video çalışmasına bir sürü parodi videosu da üretilmiş. 

Pilieva’nın filminden esinlenerek Potia Pupie yapımı parodi videosu First Shit de burada:

Ve tabii Simply Unemployable‘ın göbekten osurtan First Raspberry‘si de:

Ve The Second City‘nin bol osuruklu First Time‘ı da:

Eh, ne diyelim? Günlük hayatta, ufak kaçamaklarımız olan osuruklar, şımarık bir çiftin birbirine sataşmaları, mecburen her gün sıçtığımız bok veya sadece bir insana masumane veya şehvetli bir öpücük vermek… Eğer bir yabancıyla yüzyüzeyseniz nedendir bilemiyorum ama utandırıcı ve gülünç.

 

 

Sam Amca’nın Evi

Terk edilmiş yerler serisinin ilk ferdi.

Bu öyle bildiğiniz askeri Sam amcalardan değil, anarşist federasyonculardan.

“Sam sadece bir mimar değildi. Ev hiçbir seviyesi olmadan inşa edildi ve bir ucundan öteki ucuna misket yuvarlayabilirdiniz. Ben  burada büyüdüm ve Modern School’da okudum. Bu gerçekten, bir şeydi. İstediğin her şeyi öğrenebilirdin. Sadece öğretmenine ‘Ben baskı yapmayı öğrenmek istiyorum’ derdin ve onlar sana öğretirdi. Okulun bir gazetesi vardı, ve bazı makaleleri dört-beş yaşında çocuklar tarafından yazılmıştı ve çok konuşkanlardı.” dedi Sam’in 73 yaşındaki yeğeni.

sams house 2

Samuel Goldman (1882-1969) Ferrer Modern School kolonisinde bu rus evinin inşaatına 1915’te başladı. Sam Amca’nın evinin bir kısmı zaman zaman kendi oğlu tarafından Rutgers Üniversitesi öğrencilerine kiralanılsa da,  Ferrer kolonisinin vandal ve hırsız olmakla suçlanmasının ardından aileler çocuklarını Modern School’a göndermemeye başladılar ve ev de öğrencilerden uzakta, tarihi bir mekân olarak kaldı. 

sams house 3Evin tamamı ahşap malzemeden inşa edilmiş, fakat bir yüzü sıva ile kaplanmış. Kendine kurduğu hayatta düşüncelerini evinin duvarlarına kazımış.

Sam, evin camları için kare parçalar satın almak yerine evin etrafındaki cam parçalarını derlemiş toplamış, her biri ayrı sanat eseri olan pencereler yaratmış. Hayatında hiçbir şeyi keyfi için satın almamış.

Ne desek ki? Tahtadan yapılmış her şeyin üzerine muhteşem eserler yaratmaya güdümlü bir adammış. Aklımızın bir köşesinde dursun bakalım.

soy beni! (undress me)

“Tabii ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız.” – Charles Bukowski

undress-me

Birbirini hiç tanımayan, daha önce hiç görüşmemiş  insanlar birbirlerini soyup, sonrasında beraber yatağa giriyor. 1957’de William Masters ve Virginia Johnson kadın ve erkeklerden bilim için soyunmalarını istemeye başladılar.

Bundan seneler sonra, 2014’te Tatia Pilieva tarafından yönetilen Undress Mede ise 20 genç eğlence için soyunuyor, beraber çarşafın altına giriyor. Sonrası romantik, eğlenceli, heyecan dolu, belki de komik. Ama fikir absürd.

Sahi, çıplaklığa özgürlük gözüyle bakan bizler neden utanırız ki biz soyunmaktan? Bi’ kumaş parçası ne kadar saklayabilir ki bir şeyleri?

Yolda

“acımız ve öfkemiz büyük
her söyledikleri yalan
her yaptıkları yalan
a derlerse z anlamak gerekiyor
yanıbaşımızda bahar akıyor ama
insan bu kadar zulme inanamıyor
ne müzik yapmak ne dinlemek geliyor içten

ama devam etmeli ezilenden yana olmaya
devam etmeli dayanışmaya 
bi çiçekle bi insanla bi tanımadığınla
bi dostunla bi göçmenle ezilenle
dayanışma bizi güzelleştiren
bir olmalı
bizi insan yapan ne varsa
sarılmalı ve savunmalı”

yolda-kolaj

Yolda müzik, bizlerden, neşelilerden, direnenlerden.

Her şeyiyle müziğin insana dair, doğaya dair, kedilere, denizlere, çiçeklere, çocuklara, adalara, köpüklere ve dalgalara dair, hür ve maddiyattan uzak bir köşesi…

3
Tüm şarkıları bu link üzerinden ücretsiz indiriliyor.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.