Paragraflar

limitsiz bir düzenin bu zamanında, günlerin o gününde, ovaların vadilerin ve göllerin, yalnızca benim yanımda, bütün ormanlara rağmen yere düşmüş kuru bir ağaç dalından neler öğrendiğimi anlatmak istiyorum. dillerin en zenginine doğdum. yine de hiçbir kelimeyi anlamıyorum. bilmiyorum. korkuyorum. zamandan nefret ettiğini anlatan bir insana verebilecek bir cevap arıyorum. güzel olan bir şeylerden bahsetmek. çocukça

o sırada gündemde.

o sırada mahallede. sen neden kendini üzüyorsun. allah her şeyin hayırlısını versin. olmuyo ayla abla. sus, karşı çıkma sakın. anne? kuşların uçtuğu yerin yukarsında ne var? gökyüzü. hem böyle şeyler sorulmaz oğlum, günah. neden? sssst. o sırada haberlerde. şu el kadar kumaşı etek diye giyip dışarı çıkmaya utanmıyor musun dedi, hayır diyince vurdu. bu dükkanın

kelimeler beni başarısız kılıyor.

Virginia Woolf (25 Ocak 1882 – 28 Mart 1941) onüç yaşındayken aniden annesinin ölmesi, çocukluğunun bir kısmında yaşadığı ensest tacizler, dönemde kadınların ikinci planda olmasından dolayı düzgün bir eğitim alamaması ve hepsine bağlı olarak ömrünün tamamına yansıyan bozuk psikolojisi değil. kelimeler onu başarısız kılıyordu. virginia woolf, babasının da ölümünden sonra kardeşleriyle bloomsbury’ye taşınınca kendini entelektüel ve

The Congress – 2013

film yıldızları depresiftirler, film yıldızları her projeye onay vermezler, film yıldızları kaprislidirler, film yıldızları yaşlanır, ve ölürler. şov devam etmek zorundadır, ve eder. 2013 yapımı bir Ari Folman filmi olan The Congress, bizi hayal edebileceğimizin çok da ötesinde olmayan, ama yalnızca hayallerde var olabilecek bir dünyaya götürmeyi başarmış.  vaktiyle yıldızı çok parlak olan Robin Wright,