Fuji Dağı

I Neyzen’i Fatin Parkı’nın banklarına (yanında çocukluğu, kedisi, panteri, evet panteri ve de denizler fatihi Barbaros) oturmuş, Fuji Dağı’na bakarken gördüğümde aynı anda kendimi hem onların arasında, hem de onlarla Fuji Dağı’na bakarken buldum. Dağın eteklerinde dünyanın ilk sakinleri arılarla karıncalar ilerliyorlardı. Hemen arkalarında da daha haritalara girmeyen bir deniz, çipil bir horoz, elli üç

sanatorium pod klepsydra – 1973

neden daha önce sanki buradaymışım gibi hissediyorum? çok uzun bir süre önce… yaşamımız boyunca gördüğümüz her manzarayı, aslında önceden biliyor değil miyiz? hiç tamamen yeni bir şey olabilir mi? zaman ve mekansızlıkta düşsel bir gezinti… zaman ve mekanın bir karşılığı yok, zaman ve mekan neden böylesine ciddi ki? solgun bir dünya, meyveler, bahçeler, kuşlar, filler,

Lautréamont’u Öpmek

İşte orda orda avucunuzda şey! Saklanıyorum yabancı bir ay bu; Işığı yılgın eti hırpalayan. Orda bir yerde şey! Şeylerin ayartıcı bataklığına yürüyorum.. -Kurbağa! diyorum, Duyuyor musunuz? Bakışlarınız yok Karanlığınızda değilsiniz yalnız. Orda birileri, bak işte! Şu yığınlar artıyor artıyor, Bak yine birileri daha İşte izbe siluet birden bire… Olmayan orda yine, hep orda! Yılgınca sesleniyorum;

sidney peterson ya da sahi avangard öldü mü?

Belirsizlik ya da her şey belki de hiç… Avangardı kavramsal olarak tanımlamak kelimeler açısından oldukça güç. Zira o, sözcüksel sınırların ötesinde konumlandırır kendini. Birçok otorite bu akımın 20.yy ortalarında altın çağını yaşayıp sonrasında ise bu devamlılığını (çeşitli nedenler belirtilerek) sürdüremeyerek ötelenip hatta yok olduğunu öne sürmekte. Peter Bürger bunu “tarihsel” olarak yorumlayıp dönemselliğini vurgular. Avangardın

SIKINTI

Günümüzde halâ sıkılacak zamanı olup gene de sıkılmayanlar, hiç kuşkusuz sıkılmaya zamanı olmayanlar kadar sıkıcıdırlar. Çünkü böylelerinin benliği silinip gitmiştir – o benlik ki varlığı, günümüzün koşuşturmalı dünyasında onları belli bir yerde uzunca kalamayıp, amaçsız salınmaya zorluyor olacaktı. Çoğu insan huzur(zaman)dan yoksun, bu doğru. Onlar temel gereksinimlerini karşılamaya ancak yetecek kadar kazanmak için tüm enerjilerini