Giderken

elim kıpırdandı, bomba, üç ton ve bir paket sigara. 789 bile bildi biri. Esiğü! tüftüften işaretler delirdi. kalpteki mikrofon mezarından firari. Kaolşa! ölü uçuşlarla reçetesinden indi zehir. zihin mermi ve acil çiçekler taktı gözlerini. Diaişeess! Kuainaör! bitli közler, bitli yeisler, bitli nar. oyuncaklar bile bildi biri. gece elime sindi. bültenler kefilsiz ninni. hangi kitapla doğruldum.

FOS

Emir veremiyor, emir alamıyor. Kekemeler ilgisini çekiyor, topallar, körler, dilsizler. En ağır işlerde işçiler, seyyar satıcılar, kusanlar, açlığı ve uykusuzluğu göğüsleyenler. Gece vakti mesaiden dönenler, sabahın köründe işe gidenler ilgisini çekiyor. Kuşlar mutlu ediyor, sokak çiçekleri, ağaçlardan sarkan türlü böcekler. Simsiyah boş lekeler, sürekli renk yer değiştiren bulutlar, ağır ağır ilerleyen trenler ilgisini çekiyor. Silik

SOYOS

Kafataslarında bir kuş sesini duyuramıyor. Koyu bir dervişin beyninin içinde, saatler, günler, belki yıllar geçirebilirim. Hiçbir kapıyı açamıyorum. Sarhoş değilim. Hiç ayık olmadım. Bir seyyahın ayakları altında ezilmek isterdim. Bir insanın kasıkları arasında sıkışıp boğulmak. Soluğum yok ne yaşamaya ne ölmeye. Unutmak isterdim, hatırladığım bir şey yok. Uzak ya da yakın yok. Ayaklarım var, adım

okumaya devam

Anahtar

Anahtarlarını bana verir misin, benimkileri sana verebilirim? Denize fırlatırız batık hayaletler gibi dururlar. Kuyuya atsak? Seslerini mi özleriz, renklerini mi,yüklerini mi? Kimse muhtaç değil anahtara. İhtiyaç var anahtarları unutmaya. Anahtarlarınızı son kez koklayın, kıvrımlarını ezber edin. Hatırlayamayacağınız yerlerde düşürün. Çoğalamazlar ve eksilmeyecekler. Yer değiştirecekler. Olsa olsa birleşirler. Herkes başkasının anahtarını görebilecek, taşıyabilecek ya da taşımayacak.