“Şey”lerin şairi. Duyumun kapısından geçerek algının özünü izleyen adam. Nesnelerin kulağına fısıldadığı şairane delilik.

“Rainer” Maria Rilke, sanılan odur ki 4 Aralık 1875’te Prag’da doğdu. Net bir zaman ve mekanda doğmuş olmak onun için imkansızdır. Bir yerde bir anda TAM olunabilir miydi? Birden var olunabilir miydi? Tüm bu yarım “şey”lerin içinde bütün bir yorum ne denli zordur ona göre. Varlığının karmaşık bilmecesini yazar şiirlerinde. Duyduğu sesleri yansıtır nesnelerden. Okuyanı ruh denen bilinmezine sokar ve duyumlarını aktarır ona ki hissetsin okuyan. Gecenin bir saatinde yazmak isteğiyle titreyerek uyanmışçasına hissetsin.

“Genç Bir Şaire Mektuplar” 1929’da yayımlandı. Okuduğum ilk eseridir. Okunmasını isterim, öneririm. Rilke’nin şiirlerinin ve kitaplarının bir kısmını bulabileceğiniz gibi çeşitli fanzin dergi ve kitapları bulabileceğiniz link yazının sonunda.

Genç Bir Şaire Mektuplar’da dizelerinin iyi olup olmadığını soran şaire şu sözleri yazar;

Kimse size akıl veremez, yardım edemez, kimse. Sadece tek bir yol var. Kendi içinize gidin. Size yazmanızı buyuran o nedeni araştırın; bir bakın bakalım köklerini kalbinizin en derinlerine mi salıyor; yazmaktan yoksun bırakılsanız yaşayamaz ölür müsünüz, itiraf edin bunu kendinize. Her şeyden önce şunu yapın: Gecenin en sessiz saatinde sorun kendinize: Yazmak zorunda mıyım?

rilke – issuu