ÖZGÜR KAPLUMBAĞA

Annem su kaplumbağamı alıp özgürlüğüne kavuşsun diye bahçenin çimenlerine salmıştı. Yaşamımızdaki tek hatasız olaydı bu. Umutlu bir anne, şanslı bir kaplumbağa, ev sahibi bir çimen ve hatasız bir olay. Bu iki cümlenin sonunda bütün kaplumbağalar özgür kalabilir, bütün dünya el ele dans edebilirmiş gibi geliyor insana. Olayın hatasızlığından değil, öznenin yüreğinin güzelliğinden.. Ömrünüz hatasız olaylara,

Korkmasana!

Korku küçükken bir şeylere karşı duyduğumuz endişeydi; karanlıktan korkardık çünkü her an içinden bir şey çıkıverecekmiş gibi gelirdi. Yükseklikten korkardık, düşebileceğimizi düşündüğümüzden. Böyle büyüdük hep, karanlığa girecek olduğumuzda “öcü çıkar öcü!” dediler; yüksek bir yerin üstünde durunca “düşersin!” dediler. Kimse bize o karanlığın ardında güzel bir aydınlığın olduğunu söyleyerek yüreklendirmedi bizi, yüksekte olduğumuz yerden manzarayı