Menü Kapat

Yazar: kirpikinzi

thelma & louise . 1991

Bir yaşama alışamazsanız, diğer tüm yaşamlara yaklaşırsınız.

İki kadın: Thelma ve Louise. 90’ların Amerika’sında sütun gibi bacakları ve sıradanlıktan kaçarken kazandıkları çılgınlıklarıyla yoldalar. Hani açık bir kabriyole arabada rüzgarda giderken sigara içen kadının seksiliğini görecek ve yaşayacaksınız. Rüzgarda uçuşan baş örtülü güzel kadın karelerini bolca göreceksiniz. İki kadın yola çıkacaklar ve çoğu kişinin hayatında olmayan bir şeyleri yakalayarak, bazı şeyleri kaybederek yola devam edecekler.

Bu bir yol hikayesi. Hem maddi hem manevi… Yolda yaşananları görecek, değişimleri yaşayacaksınız. Bir insanı tanımanın en iyi yolunun, onunla birlikte yolculuk yapmak olduğunu söylerler ya, filmi izlediğinizde bu cümleye hak vereceksiniz.

Film sanırım dönemindeki sıradan kalıpları zorlamaya çalışmış. Örneğin, her karakter veya her tip filmin gidişatında etkili değil. Sadece orada olmaları güzel olacağı için varlar. Bir yargıları, bir hükümleri yok bazılarının. Ana karakterlerde de bu var bazı yerlerde. Aslında film 2 saat civarında olmasa, yönetmen filmi uzatmaya çalışmış derdim ancak yeterince uzun bir filme çok değişik bir tat katmış bu karakter eklemeleri.

İzleyin derim…

thelma & louise

aman adanalı

Günlerdir, haftalardır beklediğimiz (ya da bize bekletilen) ADANALI dizisi başladı. Şöyle kovalamacalı, gerilimli heyecanlı bir dizi olsun dedik. Oktay Kaynarca iyi oyuncu ne de olsa. Zaten Kurtlar Vadisi ondan sonra tat vermemişti. Yıllar sonra da iyiler tarafında olacaktı. Dedik bakalım polis şiddeti ne kadar meşrulaştırılacak, dedik kesin bi sürü terörist imha edilecek felan (bunları derken de tabi dizi sektörünün anasına ağza alınmayacak laflar da ediyorduk)

Neyse efendim, ilk bölüm. Kötü dizilerden en kötüsünün ne kadar kötü olabileceğini tahmin bile edememişiz. Ulan her şey bir yana ağzına sıçtığım bir senarist filmin kötü adamını bir kızla tanıştırdı. Ama nasıl bir tanışma. Yarabbim sen bu diziyi dünyanın en kötü dizileri listesine koyma, beni koy. Hayır senaristi koy. Rabbim sen Adanalı dizisinin senaristini liseli bir zebaniyle beraber yak.

Her şey bir yana senaristin liseli takıntısı var. Ya da liseli sevgilisi var. Ya da senarist liseli. Filmin kötü karakteri bir kıza arabayla çarpıyor ve birbirlerine aşık olma boyutlarına geliyorlar. Hani çocukken bisikletle sokaklarda dolaşırsınız. Bir kaç sokak ötede dolaşırken aklınızda çocukça boş fikirler geçer. Kızları düşünüyorsunuzdur, pipinizi düşünüyorsunuzdur, başkalarının pipisini düşünüyorsunuzdur. Kankanız eğer kız olsaydı size verirmiydi diye düşünüyorsunuz ne bileyim bir oyun almışsınızdır ve bölümü nasıl geçeceğinizi düşünüyorsunuzdur. Aniden kafanıza bir top çarpar. Ama hayvan gibi çarpmıştır. Hışımla dönersiniz ve kafanızda dolaşan tüm pipileri, tüm oyunları ne bileyim tüm kızları topu atanın münasip tarafına sokmak istiyorsunuzdur. Döndünüzya karşınızda bir kız.

Aşk mı başlayacaktır yoksa? Kız zaten size aşık. Siz de aşık olacak mısınız? Kızın gözü çok mu güzeldir. Yok canım. Fantazi insanı mısınız? “Manyak mısın lan gerizekalı” der ve bisikletinize atlar gidersiniz.

Kıza aşık olursanız durumunuz çok fena. Senarist olur ve Adanalı dizisini çekersiniz. Buna başarı derseniz hayattaki tek başarınız bu olur.

Taha Eymir

irvine welsh – tutkal

Tutkal, Edinburgh’un gecekondu ıslah çalışmaları kapsamında yer alan bir kenar mahallesinde yetişen dört arkadaşın öyküsüdür; onları 30’lu yaşlarına dek bir arada tutan sadakatin, deneyimlerin ve sırların öyküsü.

Bir yanda 70’li yıllardan yeni yüzyıla, punk’tan techno’ya, hızdan uyuşmaya evrilen yaşamlar, diğer yanda ağır bir sınıf, kültür, çevre ve aile baskısı altında verilen hayatta kalma mücadelesi. Bu dört arkadaşı birbirine bağlayan; kentsel dönüşüm projesi ile okulun şekillendirdiği arkadaşlıktan ziyade, bunlardan sıyrılıp kurtulma arzusu; birbirlerine karşı, “arkadaşlarını kolla, kadınlara el kaldırma ve en önemlisi asla kimseyi ispiyonlama” ilkesine dayanan sokak ahlakının, tutkal misali kaynaştırdığı sadakatleriydi.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.