Menü Kapat

Yazar: Zafer Karatoruk

Zift

böcekler yer karolarını parçalıyor
duvarlar gergin
bulunduğum sokak bir atış poligonunu andırıyor
rüyamda spiral boynuzlu bir at uçuyordu
okaliptüs ağacının üstünde
onu gördüm
‘’buralar sıcak’’ dedi
-uyandım-
duvarlar uzaya doğru açılıyor
bir zamanlar ikinci dünya savaşının içinde olan
yaşlı adam
‘’savaşa hayır’’ diyenlerin suratına gülüyor
diskografisi hiçbir zaman olmayacak
denizci
siyah deforme montuyla
geminin rıhtımında ürettiği şarkıları
mırıldanıyor, gecenin ayazında.
ilerlemek zorundaydık
fırtınaya kapılabilirdik
uzun sakallı kaptan bağırıyor poseidon edasıyla
‘’kamarotlar güverteye’’
tam o sırada
ayaklarında pembe mokasenler
olan
portakal renkli hasır şapkası ile
meksikalı kadın
benden bir çakmak istedi
sigarasını yaktım
hiç ruj sürmemişti
-uyandım-
tuvalet labirenti
bu batık kentte
varlığını sürdürüyor
yapbozun bir parçası eksik
bul ve yakala onu
bir yılbaşı günü
barda
yanımda oturuyor
mandalina kokulu kadın
hayranlıkla izliyorum
onun gri bacaklarını
benden önce davrandı
diller birleşti
ilk buluşma ve ilk son
rüzgar fotoğrafımızı çekti
hala hırkam mandalina kokuyor
onun gökkuşağı saçlarını özlerken
yağmurdan sonra
yaşlı ve yorgun ağacın gölgesinde dile getirdim:
bekledik, beklenmemeyi.
bunların hepsini
midemdeki gramofonda duyuyorum
-uyandım-
bombalar şehrin her tarafını sardı
mitralyöz sesleri kulaklarımda yankılanıyor
kaçacak hiçbir yerimiz yok
zamanı geldi sanırım
bir zamanlar rahatımıza düşkündük
hıçkırıklar içinde bir anne
çocuğunun ölüsünü taşıyor
-uyandım-
oy sandıklarını sansürleyin çocuklar!

Neal Cassady

Hızlı bir giriş yaparak başlamak istiyorum ve bunu Neal Cassady ile gerçekleştirebilirim. Hızlı yaşayıp hızlı ölen, Beat Kuşağı’nın ruhu olan kutsal şoför. Allen Ginsberg’in ”Uluma” şiirindeki tabiriyle Denver’ın Adonisi! Neal Cassady’nin çocukluğu zor şartlar altında geçmişti, belkide serseri bir yaşam biçimini benimsemesinin sebebi buydu. Annesini 10 yaşındayken kaybetmesi ve alkolik babasıyla geçen çocukluğu Neal’i aile sevgisinden yoksun bıraktı. Babasıyla birlikte Denver’ın getto bölgelerinde bir yaşam sürüyor olmaları, Neal’i hep derin bir şekilde düşündürüyordu. Çevresindeki insanlara baktığı zaman gördüğü o ümitsizlik onu derin bir hüzne boğuyordu. Zamanla kanun dışı olayların içine girdi.Daha 10’lu yaşlarının başında araba çalmaya başladı. Islahevinde geçirdiği yıllar Neal’in çalma(araba, dükkan hırsızlığı vs) tutkusunu yitirmesine sebep olmadı ve çalmaya devam etti. Defalarca kendi kimliğine aykırı olan, insanın ”özgürlüğünü” eriten o yere girip çıkıyordu ve bu onun için sıkıcı bir hal almaya başlamıştı. Çünkü Neal gibi birisinin durmaması gerekiyordu. Ruhunu yok eden bu ritmik buhranı geride bırakarak kendine bir yol çizdi.

Amerika’da gezinip duruyordu bilge adam, bunu bazen otostop yaparak bazen ise çaldığı arabalarla gerçekleştiriyordu. Yol boyunca gittiği barlarda bolca içki içerek; karşılaştığı kadınla yatarak ve uyuşturucu kullanarak kendini buluyordu. Bazen de eşcinsel olmamasına rağmen parasızlık çekmesi nedeniyle erkeklerle yatıyordu. Neal, hayatı sıkıcı yapan tüm zincirleri; yola çıkarak kırıyordu. Yolda aşkı yaşadı. Yolda bir arayış içersindeydi. Uzun yıllar boyunca görmediği babasını aradı; donuk bakışlarıyla yaşlı ayyaşları süzdü…

Yol onun için bir nefes, yeniden doğuş; hayatın tüm sınırlarını bedensel ve zihinsel olarak yok eden; cazın ”ölü” bedenlerin ruhlarına işlediği ilahi bir güçtü.

Neal Cassady’nin Jack Kerouac ve Allen Ginsberg ile tanışması dünya edebiyatında bir dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim. Jack’in yol hayatı Neal ile tanıştıktan sonra başlıyor. Neal ile Jack birlikte, bazen ise ayrı olarak Amerika’yı baştan başa dolaştılar. Yolculuğun sonunda Jack bir otel odasında haftalarca kalarak  ”Yolda” romanını yazdı. Neal, Amerikan karşı kültürünü oluşturacak olan edebiyat oluşumunun   mükemmel bir şekilde ortaya çıkmasını sağladı. Neal Cassady yazınsal düzeyde yetenekli olmasına rağmen bir ”yazar” olmayı seçmedi. Yazmaktan çok yaşamaya önem veriyordu. Ama bu dünyaya bir kitap bırakmalıyım diyerek  çocukluğunda yaşadığı zorlukları ve gençlik deneyimlerini ”Üçün Biri” adlı otobiyografik romanına yazdı.

Neal Cassady hakkında bundan çok daha fazlası yazılabilir, çizilebilir.  Beat Kuşağı bir edebiyat olmaktan sıyrılıp sosyolojik bir hareket olmuştu ve hala da etkisini sürdürüyor. Neal Cassady bu hareketin önemli isimlerinden biriydi. Neal herkese özgürlüğün ”yolda” olduğunu gösterdi.

Neal’in cesedi  Meksika’da terk edilmiş bir demiryolunun kenarında bulundu. Her demiryolunun ucu Neal’e uzanır.

”I think of Dean Moriarty.”

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.