ansı

kızma anne, seni kırmak istemedim, bu kırılan sadece omuriliğim (zaten) ayakta kalmayı sevmedim hiç… kendi içinde yolculuklar ederken jilet kanatlarını hep kendi ruhuna çırpan kelebek düşü müyüm; yoksa keskini hep kendine kapanan bir sustalı mıyım, susup duran ve kanayan? zaman ne, yer ne? bu uçuşan insancıklar ve gündeliklikler neden? burası neresi yaaa? kimsiniz hepiniz? kim

okumaya devam