Geride Bırakmaya Değer Şeyler

Bilinmeyen bir geleceğe, bilinmeyen bir zamana bırakmaya değer şeyleri olduğuna inanan insanlara öyle imrenirdi ki…  Şişelere sakladıkları mektuplarını mavi denizlere fırlatanlara örneğin. Bir gün o mektup okunur umuduyla. Sevip de kavuşamadığı kadına yazdığı bir şiiri yaban ellerin toprağına gömmesini bilenlere özenirdi. Belki o şiirin bir gün bulunup aşkı kabul gören bir başkasının sevgisinin sözcükleri olabileceğini

Her şey geçmişteki saklı ortaklıklarda gizlidir

Leoš Janáček’in “Sinfonietta” adlı parçasının, 1Q84’te roman karakterleri arasında melodik bir bağlantı kurduğu Murakami okuyucularınca anımsanacaktır.   Küçük senfoni bir taksinin radyosunda yankılanır, ancak ne başkarakter ne de okuyucular tarafından anlamlandırılamaz en başta. Daha sonraları eserin silik bir mazide gömülü olduğunu, kitap karakterleri açısından özel bir anlam taşıdığını Murakami’nin uzun satırlarından öğreniriz ancak.   1Q84, Haruki Murakami veya Sinfonietta üzerine kimler ne kadar konuşmuştur bilemem, fakat ben bunlardan değil, Murakami’nin bilinçli veya bilinçsiz olarak dile getirdiği bir şeyden söz etmek niyetindeyim:  Onun müziği aracı ederek roman karakterleri arasında bağlantı kurmasının bizim