Yazar: Hasan D.

Müstakil

Hüznün içinde kalakaldım

   Öylesine…

Kafamda birkaç ihtimal savrulurken

Bağlı acının sarkacına

Gözlerinin yankısında tüm sevinçler, tutkular

            Ve gölgeler

Yarım kalan oyunların

Hançeresinde

Ölüm içinde

                                                                Bakakaldım…

Aşk, nefret, ölüm düşleri

Başkalaşır yayılır

Kıyılara

Bir iz bağlanır boynumun yakasına

Kollarım merkezi tutmaz sökülür

Gider.

Tüm köken soruları çözülür masumiyetin içinde

Bin bir parçamda kelam bulunmaz,

Sararır

         Söner.

SİMULACRUM

Huzurunda harcadığım geceler geliyor aklıma
Eko-politik…
Uzun uzadıya ellerin
Geceleyin
Aramıza kim girer?
Duvardaki üç beş krizantem karınca
Tırabzana dayamışım dirsekleri
Yeşil mi yeşil deniz
Kaldı bize fantasma…

Kural gereği kürekler çekilir
Omuzlar gerilir
Attık mıydı kuşağı
Aramıza kim girer?
Bir şey var kafatasımda
Bir parçacık umudunda
Girdi miydi kestirme yola
Döner döner geri gelir
Sahiden kimdi gelen?

Oyun gereği dağıtmışım kartları
Papazı çeken aksak Ödip
Söylesin ‘’bu arzu nasıl çalışır?’’
Sahiden kimdi giden?

Kim direnirse rengini belli etsin
Alını, morunu

Kim mızıldanırsa
Söylesin ismi nedir?

Kim bağdaştırırsa Boaz’ın elleriyle
Altın rengi başağı
Söylesin neyi kıskanır?

Kim çektiyse ceketin kolunu gövdesinden
Adamın
Hadi desin
Çıplaklık nedir?…

Al sana bir adet demet
İster bük zincirle
İster bırak döne gelsin
Dalga boyu…