ağaçları kesmeyin

Düş bir yaş dalından düşerseNereye düşer hiç düşündünüz mü?Yerde bir iz kalmayacak mı izdüşüm?Düşen yaş dalından düşünceGözlerinizdedir pınarıBir yaş bir daldan düşünceKökündedir yaşıBir yaş düşer bir daldanHepimizin ölen arkadaşıVe çok eskilere dair bir düşünce can yücel

zamanın sonuna yolculuk

içinde yaşadığımız dönemde değer verilen ya da ne kadar önemli olduğu düşünülen konuların aslında bu gezegende herhangi bir öneminin olmadığını çoğu zaman dikkate almıyoruz. evet belki insan ömrüne kıyaslandığında diğer görüş daha ağır basabilir ama kanımca unutulmaması ve odaklanılması gereken bu kadar kısa süre içerisinde insanlık tarihinde vermiş olduğumuz tahribat. rakamlarla konuşuyor olacaksak; dünya 4.6

Mieczyslaw Szczuka – Kemal Pasha

mieczyslaw szczuka, 1898 – 1927 yılları arasında yaşamış polonyalı avangart sanatçı ve dağcı. varşova’da güzel sanatlar okuduktan sonra fotomontaj ve soyut sanat üzerine üretimlerde bulunmuş, “blok” adındaki avantgart gruba da dahil olmuş. tesadüfen gördüğüm üstteki posteri de 1924 yılında üretmiş, 1923 yılında tüberküloz teşhisi konulduktan sonra polonya’nın en büyük dağı olan tatra’ya taşındıktan sonra. kendisi

Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili

Çıkış noktamız bu kez Jean-Pierre Faye’ın oldukça sıcak ama bir o kadar da ağır felsefi bir karakter taşıyan bir Heidegger metni… Daha doğrusu günümüzün bazı Fransız düşünürlerine yönelttiği bir suçlama metni bu… Diyor ki, sadece Nazizme “yandaş” olmanızın tescil edilmesi yetmez –onun karşısında duyduğunuz bir “korku”, bütün tekilliğiyle, felsefenin ve toplumsal hayalgücünün amplifikasyon etkisiyle artarak,

The Topologies of Blue

geçmişe dönen bir albüm var karşınızda. belki yıkık dökük bir evde, karanlığa yakın düzlemlerden gelen sesler ile. fakat dinlemenize engel değil bir durum zira bu müzik hem doktor hem de hasta için. zihninizin derinliklerine akacak notaların beyninizin tarafından bir meditasyon olarak yorumlanma ihtimali yüksek. zihinsel sağlığın en az fiziksel sağlık kadar önemli olduğu ama bu

korsanlar, punklar ve siyaset

oldukça çalkantılı bir dönemden geçiyoruz. agresif, popüler milliyetçlik ve emperyalizm dünyanın her yanına yayılırken hükümetler de giderek otoriter bir tutum takınmaya başladılar. böyle bir zamanda, fc st. pauli ve avrupa’daki diğer sol eğilimli futbol kulüplerine, faşizm karşıtı alerta network ile bir araya gelerek mültecilere ve göçmenlere karşı yapılan karalamalara tepki çekmek; milliyetçilik duygusunun nefreti ve