modern mitler

dolayısıyla, aksine yönelik iddiasına karşın, güneş hiç de özel değildir. milyarlarcasından sadece biri, ortalama bir yıldız olarak, samanyolu’nun dış kolund kendisini harcamaktadır. güneş, tam 2 ışık yılı uzaklıktaki cisimleri çeker ancak kendisi sadece tek bir galaksinin merkezinden 26.000 ışık yılı uzaklıktadır. homo sapiens türünün diğerlerinin üzerinde bu kadar baskın bir şekilde galip gelmesinin en büyük

MOD 136 – 20190709

Herkesin İstanbul’u başka, başlaÇık sokağa bir umut patlasın kaşlarTrafik akar billboardlara bakarOnun derdi evine gitmek bu canımı sıkar Hadi bu paniği yaşa, akıl başından kaçarAma sanki atıldık girdiğimiz sokakta taçaKarıştırma yine var araştırmaUzunlarını yakma gözlerimi kamaştırma Anlamazsan anlama lan n’apayımZengini koruma bana bir gün yapıp tatilBu tam bir teknik adam tabiriyle zor bir rakipHey başladı

Düşünmek, Hissetmek, Algılamak

Sanatta asli olan ne vardır? Burada bu soruyu genel olarak değil, sanatın maddiliğine, hatta doğrudan doğruya malzemesine ilişkin olarak ortaya atacağım: malzeme sanatta “asli” midir, onun esasına mı aittir, gerçekten? Ya da sanat, üretildiği malzemeye, teknikler bütününe, sözgelimi heykel için taşa, plastiğe, kile, mermere, tahtaya indirgenebilir mi? Edebiyat sözcüklerden, söz dizimlerinden mi oluşuyor? Resim bir

öğle tatili – kapalı

bayıldığımız sosyal medya şirketlerinin hızlı tüketimi zirveye taşımasının yarattığı hiçbir şey için yeterince durup düşünmediğimiz ve bütün ürünleri saniyeler için tükettiğimiz günümüz pek tabii bizim gibi tek bir mp3 formatındaki şarkıyı indirmek için 45 dakika bekleyen nesile normal gelmiyor. saniyeler içerisinde ulaşılan şarkılar yine şarkılar içerisinde tüketilirken, 280 karakter üzeri yazıları okuyabilen insanlara yakında hasta

Gece nerede, hangi anda başlar?

Gece nerede, hangi anda başlar? Buna hangimiz karar verebildi? Gecenin geleceği, geldiği, indiği, sardığı, gömdüğü, hep birer benzetim olarak, söylenebilir; gecenin üzerimize kapanmakta olduğunu, bizi ezeceğini hepimiz gördük. Hangimiz, kaçınılmaz olduğu bilinen şeyler karşısında bile, kendini biraz daha aldatmaktan, bu kaçınılmazdan kaçılabileceği, belki de bu korkulanın başa hiç gelmeyeceği umuduna —bütün boşluğunu bilerek— kapılmak çocukluğunu