Kara Basma Kürt Olur

Cümlede tek başına anlamı olmayan bir kelime gibi varlığım Ondan sebep her sabah armağan edilişim Günde bir öğün aç karnına andlar içişim Yalnızlığımın suçlusu çoğul eki almamama sebep dil bilgisi Ana dilim bile olmayan bir dilde Yazım yanlışlarına savaş açıp Çocuğumun adını Şahap koymak için Nedenler arıyorum Bibexşîn Daye…* *: Affet Anne…

(F)Az Değişimi

Suyu düşünüyorum, Düşünürken sıvılaşan beynimi, Çarpım tablosu bileşenlerini, Ve unutamadığım küçük Ünlü uyumunu. Penceremden içeri uzanacakmışçasına Yakın Ve aslında bir o kadar uzak olan Bulutları, Yağmurun bugün yağma olasılığını Ve havadaki nemi, Yağmurla toprağa karışan Zararlı atıkları, Tokken karnı guruldayan insanları Ve açken kalbi göğüs kafesine sığmayanları, Sokaktaki çıplak ayaklı çocukları, Denize kıyısı olan kasabalardaki

Hepi Topu

Terli sırtına havlu koymak istemiştim sadece ben Kömür sobasının borusunda ısıttığım. Sonrası kestanelerden bir tabak belki. Çizmeyi unutup da yüzüme patlayanlar ziyan Ziyan kapı aralığından kaçan ısı Musluktan damlayan su Yorulmadan çenenden göğüs kafesine inen ter Ziyan bunlar. Sepetteki bir çürük elmanın tüm sepeti çürüttüğü Müfredattan kaldırılmıştı ben ilk okula giderken. Çalışmadığım yerden sorular sorma

yeterdi

Korkarak götürüyorum kaşığı ağzıma, Üflesem çorba soğuyacak, Üflemesemi düşünmedim. Düşünenler düşünmeyenlere Söylesin. Buzluktan çıkan yoğurdu bile En derin nefesimle üfürürken ben Şifacı hocalar misali. Etrafa yayılan beyaz lekelerin Muhatabı tezgahtaki sarı ve kokulu bez. Sırtımı yaslayarak uyuduğum bir gece Hayale dahi konu olamayacak kadar Uzakta bir şehrin adı şimdi. Tüm uçuşlar iptal. Uyurken duyduğum korkunun

DÜŞ

Düştü düşecek! Damla, art arda, Ses miydi önce görüntü mü? Tek yanlışı odağı ayarlayamamak olan ömrümün, Merkezi belirsiz. -Eşek çağıralım da ayağını bassın diyor Sakallının biri -Sakalını keselim diyor “öteki” Malum ön yargılar sokağında Kaygı duruşlarında geçiyor hayat İstanbul’un yedi tepesinden Üçünü traşlıyor da Senin sakal ne alaka diyor T cetvelli “arkadaş” Arkadaş da demeyelim

ben değil o!

Atışı herhangi bir ondalıklı sayıyla belirlenmeyecek Kalp duyumları alıyor gövdesinden Atarken küfür ediyor sanki bir kitapta gördüğü Kendisi iyi çevresi kötü karaktere. Beş duyusu şaşmış anlar yaşıyor, habersiz Kalp atışının kulaklarda baskı yaptığı gerginlik anlarında Televizyonun sesini daha da yükseltiyor Kimin sesi kimin salyangozunu titreştiriyor belli değil Parkinsona tutulsa Muhammed Ali Delirse Dali olmak istiyor