Menü Kapat

Yazar: errorica salt

nostaljik bir bayram kutlaması

naro

Yine bir bayram geldi çattı. Çoğu kişi “artık kazık kadar olduk harçlık verenimiz yok” üzüntüsü içinde. Harçlık alamadığı için mağdur kalan bu kitle için festival düzenlense de gitsek. Belki bu sefer Bad Religion da getirirler.

Her neyse bu yıl aklıma eskilerden sevdiğim bir oluşum da geldi. Balkondan baktığımda gördüğüm “Parasız Eğitim” yazılı duvar yazısı da bunu tetikledi. Merak edenler Polat Towers civarında gezsin sarı bir apartmanda yazıyor, çok hoş olmuş ama bakın tavsiye ederim. Dekorasyon olarak kardeşime İstanbul’a üniversiteye geldiğinde evinin duvarlarına yazdırmasını önereceğim. Evet birlikte oturmayız o ayrı evde kalarak 5-10 kişilik bekar hayatı yaşamayı seçiyor, hayır demedim işime geldi.

Kişisel durumlarımı farklı yazılarıma saklayıp konumuza dönersek aklıma gelen oluşum NARO oldu. Nam-ı diğer “Nuri Alço Revival Organization”. Bunlar böyle özel günlerde duvarlara “Nuri Alço yeni yılınızı kutlar, iyi seneler diler” türevi yazılar yazardı.  Keşke hala aktif olsalardı da “Nuri Alço kurban bayramınızı kutlar” yazsalardı. Ben de yıllar önce Nevizade civarında kendisini görünce “Nuri baba” diye bağırarak bu eyleme bireysel bir destekte bulunmuştum.

Şimdi o daha doğrusu onlar bayramımızı kutlamadan hep bişeyler eksik. Yine de kendisini anmak istiyorsanız hazır şu güzel bayram günlerinde kendisiyle aynı adı taşıyan nane liköründen için ve bayılın. Ben de zamanında yapmadım mı yaptım ama pişman değilim.

Yazımızı değerli bir mısra ile bitirelim:

“Dört milyar yaşında kainat ve bilin ki zeka gafletten daha kaşar.”

Ya işte öyle. İyi bayramlar Türkiye. Her nerde yaşıyor ve kurban ediliyorsan. -ya da ediyorsan.-

yaz yaz yaz

`Bukowski ve sansürle ilgili yaz` Draft olarak kalmış bir yazıdan geriye kalanın bu olması belki de ilahi bir mesaj ya da ilahi adalet. Ama hali hazırda makale kategorisinde bununla ilgili bir yazı var hem de kendi ağzından. Temcit pilavı gibi bunu okurun önüne sunarsam Seda Sayan’ın sabah şovuna benzerim diye korkuyorum ki Seda Sayan medya araştırmalarında halk tarafından en güvenilen celebrity seçilmiş. Gelecek çok soğuk.

Bukowski denince de en son yaz aylarında Taksim civarlarında gezinirken “üzerinize şeytan sıçmış gibi hissedeceksiniz” türevi bişeyler yazıyordu, bu aklıma geldi. Gel de bunu primetimeda yayınlanan bir reklamın markası için reklam metni diye yaz. Müşteri yüzüne ağzına sıçacak gibi bakmazsa namerdim.

Bir de bu adam demişti “profesyonel hayat size sistemin kölesi olmak dışında bişey yapma şansı bırakmaz” türevinde özlü sözler. Tam olarak bu değildi söz ama özlü söz ezberlemek gibi huyum yoktur google’dan aratın belki Steve Jobs melek kıyafetiyle uçarken Freddie Mercury Cevahir’de hayalet olarak gezip yeni çıkan makyaj malzemelerine bakıyor sonra İndigo’ya gidip dans ediyor türü animasyonlar vardır, izlersiniz.

Sözün özü yazmak iyi birşeydir, yazın çizin yaratın. Çok anlamlı sanılan cümleler anlamsız, anlamsız sandıklarınız da anlamlı çıkar. Hatta söylediklerinizi bir kenara yazın derken Ajda Pekkan’ı da anmış olalım. Estetik takviyesi de olsa hep genç kalabilmesiyle içindeki rock’n roll ruhunu öldürmemesiyle de “no future” görüşünün en iyi savunucularındandır. Bu alanda kesin daha iyi bir isim bulabilirdim ama bu yorgunlukla bu kadar oldu. Profesyonel hayat beni biraz yordu işte. Olsun flagg’in de dediği gibi yazmak her daim  iyidir. Teknoloji yazanların kulu köpeği olsun.

Tekrar görüşmek üzere, hayatın çarklarına yenilmeyin. Kendinize zaman ayırın. Tepki gösteren ruhunuzu kaybetmeyin. Meyhaneye gidin sonra tuvalet duvarlarına NARO seni unutmadık yazın. Maaşları daha almadıysanız hesabı ödemeden kaçın da derdim de neme lazım yarın bir gün giderim ederim meyhane sahipleriyle çok da papaz olmayalım.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.