Menü Kapat

Yazar: ercy

…otuz yaşımı sınır koymuştum kendime…

…Otuz yaşımı sınır koymuştum kendime. Ya bu arada bu ”sınır” çok gıcık bir kelime değil mi sizce de. Neyse zaten oldum olası sınırlardan nefret ettim.Hatta bu nefret ”propaganda”yı izlediğim zaman ayyuka çıkmıştı.gerçek hayat ancak tüm sınırlar kalktığında başlayacaktır.Neyse konumuzla alakasız bir giriş oldu.

…Küçükken herkes gibi bende hayaller kurardım. Çoğu arkadaşım hep iyi bir gelecek, sağlık, mutluluk vs. isterlerdi (ki normal olan bu).Ben biraz daha uçlarda yaşardım bu hayalleri. İlk çocukluk hayalim nasıl, nerede ve ne zaman öleceğimi öğrenmekti. Cidden bunu çok istiyordum. Bunu öğrendiğim zaman bana her zaman tokat atan hayata bu sefer ben okkalı bir tokat atabilecektim. Zaten bana bir şey ifade etmeyen bu hayat tam bir boşluk olacaktı benim için. Ama biraz daha büyüyünce bu düşüncelerimle çelişmeye başladım. Kendi ölümümle ilgili bilgilere sahip olduğumda ‘’hayatın anlam kazanması durumu’’na yakalanabilirdim. Bunu düşünmek bile bana acı verdi ve bu hayalimi bir daha aklıma getirmedim. Ama bu hayalden vazgeçmiş olmam başka hayallerimin önünü kesmedi. Her ne kadar hayatımın anlam kazanmasını istemiyor olsam da hayallerimin anlam kazanmasını isterim…

…Ama insanoğlu işte bir hayal biter başka bir hayal başlar. Yeni hayalim 30 yaşına girdiğim gün intihar etmek. Evet, çok saçma ama cidden hayalim bu. Bana mı sordular dünyaya gelip gelmek istemediğimi? Ben istemeden bana emanet ettiler bu hayatı. Mecburiyetten de olsa aldık bu emaneti ve laiğiyle mutlu insan rolü yapıyoruz. Yani anlayacağınız üzere bir nevi meslek benim insanlığım. Her meslekte olduğu gibi insanlığında emeklilik günü var elbet. İşte ben bugünü diğer insanlardan farklı olarak kendim belirlemek istiyorum. İşte bu günü seçmek için baya kafa yordum ve 30 yaşıma girdiğim güne karar verdim…

—————————————

…Hiçbir şey umurumda değil deyip de her şeyi kafasına takanlardanım. Dikkat ettim de böyle olan bir sürü insan varmış…

…uzanan bir el gibi…

…tuhaf bi bağ vardır aranızda. bir çeşit ”ruh eşine” sahibi olmak gibi. güvenirsiniz ve bir o kadar güven verirsiniz (öyle umuyorum).incitemediğiniz ve incinemeyeceğiniz kişidir.nasil bir şeydir ki bu, ayni anda ayni kelimeler ciksin agizlarindan. bir lutuf ? aynı şeyleri görüp ”gördün di mi ” deyince sadece gülümseyerek ”herhalde gördüm oğlum” anlamını verir…

…en zayıf anlarınızda tek bir kelimeyle soğuk duş etkisi yapar ki bırakın okula gelmeyi nefes almaya haliniz yokken okula gitmek zorunda kalırsınız…

…insan için ”gereksizleri” hayatından çıkarması gerektiğini hatırlatır…

…anlattiğiniz şeyleri kaçinci kere dinlediğinin hesabini tutmayan, saçmalamaniz halinde bile hoşgörüyle yaklaşır…

…sizin için kendi kalbinin bir köşeciğinde umut barındıran. sizin mutlu olabilmenizi istediğinden umutlarını kaybetmeyip, size sevgiyle umut ışıkları yakan insandır…

…çok insan gelir geçer hayatınızdan ama bazıları çok farklıdır ve siz bu farkı onlara hissetirememenin acısını çekersiniz.ama ben bu sefer o acıyı çekmeyeceğim.Ben o kişiyi buldum.tam uçurumdan düşmek üzereydim ki yetişti ve tuttu SOL elimden…

…İnsanların birbirlerini ezmediği ve bir arada yaşayabildiği bir gelecek senin olsun…

(20 senedir tanıdığım insanalara yazamadığım şeyleri bana 2 günde yazdırdığın için teşekkürler)

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.