Menü Kapat

Yazar: elif diye biri

Zamansız ve Mekansız Modern Zaman Ağıtı

her günün bi’ akşamı, gecesi, sabahı sonrası var.
girdiğim uzun yolda, çetrefilli kavga döngüsü var.
son, gitmekle gelmiyor.
ömrümle uzuyor.
sarmaşık bilmece sordukça söylüyor.
her kim suretiyle eşse, içinde cennetse…
ceremesi burada, cehennemi de.

hayat sürerken ördün.
zamanı günle böldün.
gerekli miydi gördüğün,
karanlık işte.
yaşam olurken buydu.
(or’da günlerin isimleri yok)
elinde gerçek oldu.
(vaad edilmiş hayatlar bur’da yok)
sebepsiz gece oldu gün doğarken.
(durduğum yer düşler…)
seninle doğdu ömrün.
(yazdığım sonun esamesi yok)
hesap yaparken söndün.
(içtiğim suyun semeresi yok)
gün dönümüyle öldün.
(durduğum yer düşler…)
bitti işte…

Çok Acı Var

Eski kocası tarafında sokak ortasında öldüreni gördük. Tecavüze uğrayıp yakılanını, bakire olmadığı için telle boğduklarını gördük. Ahlaksız, namussuz olduğunu düşündükleri için odasına kapatıp, yanına fare zehri koydular. “Ya açlıktan ölürsün yada bu zehri iç geber” dediler, bunları da gördük. Oda kısa giymeseymiş diyenini gördük. “Bize yardım ediyordu bende engelli kızıma tecavüz etmesine ses çıkarmadım” diyen babayı da gördük. Daha beteri kendi kocasının, oğlunun kızına tecavüz etmesine ses çıkarmayan anneyi gördük. Haberlerde izledin, kanalı kapattın unuttun. Facebook’ta paylaştın, unuttun. Twitter’da lanet okudun, unuttun. Sözde duyarlı ‘insandın’ ya sonuçta görevimi yaptım dedin. Sokağa çıktın yine göz hapsine aldın kadınları. Bacaklarını aça aça oturdun metroda, otobüste. Sokak ortasında kadın dövdüler dönüp bakmadın. Yan komşun her gece evi yıktı belki de karısını döverken bir kez kapıyı çalmadın. Ne kardeşini korudun, ne anneni korudun babana karşı. Ama zaten sen görevini yapmıştın. Ayıplamış, lanet etmiştin olanlara.

Dicle Koğacıoğlu 2009 Ekim’de intihar ettiğinde tüm bu kadınların acılarına hepimizden daha yakındı. Binlercesini gördü, tanıdı. O ‘mış’ gibi yapamadığı için, riyakarlıkla yüzleşemeyecek, kendini kandıramayacak kadar insan olduğu için gitmişti. Camdan kalbi her gün görüp artık hissizleştiğin şeyleri kaldıramadığı için gitti.

Dünyanın içinde bulunduğu durum ve insanların çektiği korkunç acılardan dolayı acı çekmek, harap olmak, Dicle Koğacıoğlu’nu da yaşamdan koparan işte tam da bu. Çok acı var derken malesef çok haklıydı.

Dayanamayıp yaşamına son verdiği acılar ne yazık ki baki. Gözünün önünde. Sokakta, iş yerinde, okulunda, komşunda belki de evinde. Mücadele ise büyüyor. Umarım.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.