Menü Kapat

Yazar: durock

Oslo: 31 August

daha iyi olacak. her şey çok güzel olacak.
[kahkahalar]
böyle olmayacağı dışında, biliyorsun.

Bugünün tarihine ve doğum günüme ithafen en sevdiğim filmi önermek istiyorum sizlere. İlk olarak filmi bulduğumda kendi doğum günümle (evet bugün benim doğum günüm) aynı ismi taşıması beni çok etkilemişti. İzlediğim zaman karakterin de bana aşırı benzediğini düşünerek hayrete düşmüştüm. Benzerlikleri yazıp film hakkında bir açık vermek istemiyorum. Çünkü spoiler denen kavram bazen bütün seyir zevkini mahvediyor. İplik gibi çözüveriyor kurguyu. Kimi filmlerde bir cümle kimi filmlerde bir sahne, bir an bile filmi özetlemeye yetiyorken hele. Neyse filmi tezimi çürütmeden şöyle bir inceleyeceğim sizlere.

Öncelikle filmdeki olgularda belki sadece ben değil çoğu kişi kendini görebilir. Materyalizm gibi düşünerek özneleri değiştirip kendinizi elde edebilirsiniz. Film sizlere herhangi bir mesaj vermiyor. En azından ben filmi izleyip adam olmadım. Durumlar akıcı bir şekilde işlenmiş. Fazla replik olmaması belki kimi izleyicileri tatmin etmeyebilir. Fakat ben bunu da olumlu buldum. Düşünmeye ve etkilenmeye daha fazla zamanım oldu. Norveç sineması. Dünyada kimi memleketler vardır. Diğerlerinden izole şekilde yaşarlar. Ben Norveç’i de bu şekilde görüyorum. Nevi şahsına münhasır özellikleri olan, sakin. Filmde bunu görebiliyoruz. Kimi sahnelerde uykuda gibisiniz, hayal gibi ilerliyor. Etkileyici bir drama.  95 dakika süren bu güzel dram için teşekkürler Joachim Trier. Ve tekrar iyi ki bugün var. Hem kendim hem de film için.

Ayrıca sizlere dediklerimi hiçe saymayan (yani spoiler olmayan) kısa bir introyu da şuraya salladım. Hadi bakalım.

oslo, august 31st . imdb
oslo, august 31st . download (torrent)

Sexism

“Sexism”, 1971 yılında Seattle/ Washington sakinlerinden Carolyn Houger tarafından tasarlanan bir masa oyunu. Sexism’in yaratılışıyla Houger kadınların özgürlük hareketini mizahi olarak ortaya çıkarmayı ümit ediyor. Oyun ilk olarak kızının evde kalma endişesiyle ortaya çıkıyor. Çünkü kız daha 4 yaşında ve bu kaygıyı annesine bir ortamda dile getiriyor. Anne ise buna itafen aynı zamanda zevkli fakat alaycı bir şekilde duruma vurgu yapmak istemiş. Bunun için kardeşinden yardım alıp karikatürsel bir tahta ve talimatlar içeren renkli kartlar (kadınlar için pembe, erkekler için mavi) hazırlamış.

Oyuna göre; oyun evinden başlayarak beyaz saraya ulaşan ilk kişi kazanan oluyor. Kazandıkları takdirde kadın ve erkeklere değişik ödüller verilmiş. Oyunun başlangıcında kartlar karılmış şekilde oyunculara veriliyor.

Mesela kadın oyuncuya özel kart “2 alan geri git çünkü sen bir kadınsın” veya “Sen kadınların özgürlüğünden bahsettin fakat kimse seni anlamadı. Doktora gitmelisin” şeklinde komutlar veriliyor.

Veya bir erkeğin kartı olan; “Sen annene, tanrıya ve ülkene sadıksın. Ben bunlara karşıyım. 3 alan geri git” şeklinde ibareler yer alıyor.

Bu kartlardan bazıları bu şekilde herhangi bir cinsiyet kavramı içermeyip her ikisine de yönelik olabiliyor.

Oyunun herhangi bir cinsiyeti dışlamak gibi bir amacı yok. Her iki cinsiyetin birlikte maruz kaldığı mağdurluklar bazen bir arada dile getirilmiş. Oyunun ücreti 5 dolar ve sadece Seattle’da belirli mağazalarda satılıyor. Kimbilir bize de gelse bir faydası olur muydu? Aşırı ilgi görmeyeceğinden eminizdir heralde.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.