Ruhun kalıcığı üzerine

Birkaç cümle söylemek dahi oldukça zorken içinizde kitaplar yazarken bulursunuz kendinizi. Beden yorgunluğunu çoktan aşmışsınız, zihniniz ve kalbiniz günlerdir ıssız ve engebeli arazide yürüyen bir meczup misali yorgun fakat bundan habersiz. Duvarları küf kokan bir odada, insanların kalplerinin de bu şekilde koktuğunu fark ediyorsunuz. Her kalbin aslında bir duvar olduğunu zaten biliyordunuz, benzer yeni bir

Persephone

Güneş penceredeki buzu iyiden iyiye eritiyor. Sular pencere köşesinden odaya damlıyor. Odaya sadece damlayan suyun sesi hakim. Persephone henüz yeraltında. Zamanı gelmedi. Sükunetini bozması oldukça uzun sürdü Zeus’un kızının. Sessizlikten süzülüp gelen ışık parıltıları onu getiriyor aylar sonra: Persephone’yi. Burada ışık demek sıcaklık demek, huzur demek, iç kıpırtısı demek. Onun aydınlığıyla aydınlanmak istiyor. Buranın ırmaklarında