Adam Olmak İstemiyorum, Arz Ederim

soluk al… insanoğlu genellikle kendisine sunulan yaşamı sorgulamadan kabullenme eğiliminde. edilgenlik çocukluktan başlayarak okulda ve ailede bireye dayatılmaya çalışılıyor. her ne kadar insanın en mutlu olduğu ve heyecan duyduğu anlar kuralların dışına çıktıkları, çizgiyi biraz olsun aştıkları anlar olsa da çoğunlukla belirlenmiş sınırlar aşılmaya cesaret edilemiyor. küçük birer çocukken “kapının önünden ayrılma”dan başlayıp, “mahalleden ayrılma”

okumaya devam

vatan’dan moleküler çıkarımsal (!)

İslam’ın en mükemmel ve doğru din olduğu “moleküler” olarak saptandı!

Japon bilim adamı Masaru Emoto, su molekülleri üzerine yaptığı araştırmalarda Kuran okurken veya hoca ezan okurken, sudaki moleküller meydana gelen titreşimle mükemmel bir altıgen dizilime ulaştığını saptadı. Kuran okunurken suyun nasıl değiştiğini tartışan bilim adamları, insan vücudunun yüzde 70’inin sudan oluştuğundan yola çıkarak İslam’ın en doğru din olduğu sonucuna vardı.

bağlantıya gel, çıkarıma gel, bilimselliğe gel…

sanal zamanın duygu yüklü çocukları

Çok yalnızız, hem de çok… Hepimiz yalnızlığımıza sanal çözümler bulmaya çalışıyoruz. Sinemaya gitmiyoruz, çekilen en yeni filmi bile izbe bir vcd’cide bulabiliyor, bikaç liraya edinebiliyoruz. Sonra iki değişik film izleyince kendimizi en ala sinema eleştirmeni sanıyoruz. Kitap almıyoruz, onun yerine Wikipedi’den filozofların önemli sözlerini okuyoruz. Bu yetiyor. Böylece hem paramızı hem de “çok değerli” vaktimizi harcamamış oluyoruz. Birbirimizin müzik zevklerine tecavüz ediyoruz,

okumaya devam