Menü Kapat

Yazar: belki vildan

unutmanın günlüğü

“Unutmak- bütün insanlar unutmak isterler, hoş olmayan bir şey olduğunda daima, “ah bir unutabilsem” derler. Fakat unutmak önceden pratiği yapılması gereken bir sanattır. Unutabilme her zaman insanın nasıl hatırladığıyla bağlantılıdır, fakat buna karşılık hatırlama da insanın gerçeği yaşayış tarzına bağlıdır. Yaşadıklarına umudun itici gücüyle dalan kimse asla unutmayacak biçimde hatırlar. Bu nedenle, nil admirari (hiçbir şeye şaşma) hakiki hayat bilgeliğidir. Hiçbir an’a zamanı geldiğinde unutulmayacak kadar büyük bir önem yüklemesine izin verilmemelidir; fakat her an, istenildiğinde hatırlanacak kadar büyük öneme sahip olmalıdır. İnsan ne kadar şiirsel hatırlarsa, o kadar kolay unutur; çünkü şiirsel olarak hatırlamak unutuşun başka bir adıdır. Şiirsel hatırlayışta, yaşanılan şeyler bütün acılarını kaybederek bir dönüşüme uğramıştır. Bu şekilde hatırlamak için insanın nasıl yaşadığına, özellikle de nasıl zevk aldığına dikkat etmesi gerekir. Yaşanılan bir şeyden son anına kadar dolu dolu zevk almak hem hatırlamayı hem de unutmayı imkansız kılacaktır. Çünkü o durumda insanın unutmayı arzuladığı, iradedışı bir hatırlamayla gelip zihinleri bulandıran belli bir doymuşluktan başka hatırlanacak şey kalmaz geriye. Bu yüzden, eğer belli bir hazzın ya da yaşanılan şeyin akılda fazla yer ettiğini sezmeye başlarsanız, hatırlamak için bir an durun. Başka hiçbir yöntem bu deneyimi fazla uzun sürdürmeye karşı bir tiksinti yaratamaz.”

kierkegaard – kahkaha benden yana
şarkısı

beyazmanto’lu adam enis akın

adını oğuz atay’ın “beyaz mantolu adam” hikâyesinden alan bir enis akın prodüksiyonu. 91’den beri aperiyodik olarak yayınlanan fanzinde enis akın başta olmak üzere aysu akcan, erhan altan, gül abus, kemal gökhan gürses, osman konuk, özgür göreçki, sadık akfırat, yılmaz öztürk, küçük iskender gibi isimlerin de yazıları yer almakta. önceleri posta yoluyla gönderilen fanzin bir süredir pdf olarak da yayımlanıyor.

arşiv için buyrunuz efendim

hayal etmenin huzursuzluğu

“gerçekleşebilir, yakın, meşru şeyleri düşleyenler, uzak ve yabancı düşlerde kendini kaybedenlerden daha çok hüzün veriyor bana. büyük hayaller kuruyorsan ya delisindir, hayallerine inanır ve mutlu olursun ya da basit bir hayalperestsindir, hülya da senin için, tek kelime etmeden ruhunu yatıştıran bir ezgidir. ama gerçekleşebilir olanı düşlersen, o zaman sahici düş kırıklığı diye bir şeyin gerçekten var olabileceğini anlarsın. roma imparatoru olamadım diye kendimi helak edecek değilim, ama her akşam saat dokuza doğru sokağın sonundan sağa dönen küçük terzi kızla hiç konuşmadım diye acı acı yerinebilirim. bize olanaksızı vaat eden düş, zaten böylelikle bizi en baştan, ondan mahrum etmiş olur; ama gerçekleşebilir olanı vaat eden düş hayatın kendisine müdahale eder, çözümü de ondan bekler. biri kendinden başka her şeyi dışlayarak tamamen bağımsız olarak varlık sürer; öteki ise dışındaki olayların akışına boyun eğmiştir.”

– huzursuzluğun kitabı, fernando pessoa

kitabın şarkısı;

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.