The Dresser (1983) Ronald Harwood tarafindan kaleme alinmis ikinci dunya savasi doneminde ki ingiltere de unlu bir tiyatro oyuncusu ve onun kostumcusu, asistani ve tabiri caizse yasam kocunu anlatan kult bir film. Ulke capinda taninan Sir (tiyatro ustasi) ve yardimcisi Norman’in iliskisi cok ilginc bir bicimde islenmis. Bunun yaninda Sir’un savas zamaninda ki ruh hali toplum temeline oturtularak detayli incelenmeli. Film kuskusuz sahane sahnelerin tamamladigi bir kult yapim ancak ozellikle iki sahneden bahsetmek gerek. Evi yanan bir aileyi goren Sir onlara cebinde tasidigi oynayacagi oyunun biletini takdim eder ve ekler ”Acinizi tamamen dindirmez ama bu bilet size iyi gelecektir”. Bu replik bana temel ihtiyaclari dahi sorun olan insanlarin sanata ihtiyaci olur mu sorusunu hatirlatti. Nitekim bu topraklarda yetisen onemli edebiyatcilar da bunu zaman zaman islemisti cevap gayet net degil mi? Gelelim filmin sonuna ve ikinci tokati attigi sahneye. Sir ve Norman’in son oyunlari oncesi iliskisi ve Norman’in verdigi ornekler filmin sonunda izleyenlere vay be dedirtiyor. Albert Finney ve Tom Courtenay’in oyunculuklari damakta tad birakan cinsten. Ne yazik ki sinema tutkunlari tarafindan iskalanan bu filmi izlemenizi siddetle tavsiye ederim. Her gecesini William icin oynayan Sir’un sahane performansi.